Rojhat Doğru

Rojhat Doğru - Trial for Membership of a Terrorist Organization

6-8 Ekim 2014’te, Diyarbakır’da “Kobane protestoları” düzenlenmişti. IŞİD’in Suriye’nin kuzeyindeki Ayn El Arab (Kobane) kentine saldırısı Diyarbakır’da protesto edilmiş; 46 kişi yaşamını yitirmiş, 682 kişi yaralanmıştı. Gösterilerin ardından Rojhat Doğru; bazı sosyal medya hesaplarında, fotoğrafı yayınlanarak hedef gösterildi.

Protestolar sırasında yaralanan bir kişinin şikayeti üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Rojhat Doğru hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla soruşturma başlattı. Protestolar, Doğru hakkındaki soruşturmanın da temelini oluşturdu. Şikayetçi, yaralanmasından Doğru’yu sorumlu tuttu. Protestolar sırasında çekilen fotoğraflarda elinde kamera olduğu görülüyordu. Ancak Doğru’nun “silah kullandığı” iddia edildi.

Doğru, verdiği savunmada; “R.Ö.’yü tanımadığını, HÜDAPAR’lı olması nedeniyle kendisini hedef gösterdiğini, silahlı herhangi bir eyleme katılmadığını” belirtti.

Doğru, protestolardan yaklaşık dört yıl sonra, 5 Aralık 2018’de İstanbul’da gözaltına alındı. Aynı gün Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdi. İfadesinin alınmasının ardından Diyarbakır 5. Sulh Ceza Hakimliği’nce “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklandı. Silivri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

Doğru hakkındaki iddianame; Doğru hakkındaki tutuklama kararından yaklaşık 5 ay önce, 21 Haziran 2018’de tamamlandı.

Gazeteci Rojhat Doğru hakkındaki iddianame, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından 21 Haziran 2018’de tamamlandı.

Diyarbakır’daki protestolar sırasında yaralanan R.Ö., iddianamede “şikayetçi” olarak yer aldı. İddianame, R.Ö.’nün beyanları ile başladı. R.Ö., Diyarbakır’daki protestolar sırasında “bir kişinin bir elinde kamera bir elinde tabanca olduğunu” iddia etti. R.Ö. şöyle konuştu:

“…07/10/2014 günü ikindi namazı sonrası Kurban Bayramı olması sebebi ile işyerimden ayrılarak Cengizler Caddesi üzerinde faaliyet yürüten KÖYDER isimli dernek civarında bulunan arkadaşlarım ile bayramlaşmak için yürürken, cadde üzerinde yüzleri kapalı oldukça büyük bir kalabalık grup olduğunu gördüm. Yüzleri maskeli olan bu gruptaki şahısların ellerinde silah, sopa, taş bulunuyordu. Bu grup içerisinde bir şahsın yüzü açıktı. Bu şahsın bir elinde kamera diğer elinde ise tabanca bulunuyordu. Bu şahıs ve yanında bulunan 3-4 kişinin ise yüzleri kapalıydı. Diğer şahıslardan bir tanesinin elinde uzun namlulu bir silah vardı. Diğerlerinde ise tabanca ve sopa bulunuyordu. Bu şahıslar benim bulunduğum Muhammediye Camisi’ne doğru ateş ediyorlardı. Bu kalabalık grubun bana zarar vermemesi için cadde üzerinden ayrılarak bir ara sokağa yöneldiğim esnada kollarımda vücudumda bir şeyler hissettim. O esnada ne olduğunu anlamaya çalışırken sol bacağımdan kan aktığını fark ettim. Yaralanmam sebebi ile bayıldım. Kendime geldiğimde Özel Sultan Hastanesi’nde olduğumu fark ettim…”

R.Ö. daha sonra Doğru ile ilgili şikayetine ilişkin yaşananları şöyle aktardı:

“13/10/2014 günü taburcu oldum. Yoğun bakımdan çıktıktan sonra sosyal medyada meydana gelen olaylarla ilgili haberlere baktığım esnada İLKE Haber Ajansının yayınladığı bir haberde Rojhat isimli bir muhabirin bu olaylarda hedef gösterildiğini, kendisinin ilgisini inkar ettiği şeklindeki haberde adı geçen Rojhat isimli muhabirin fotoğrafını yayınladığını gördüm. Yukarıda bahsettiğim bir elinde kamera diğer elinde silah bulunan, benim bulunduğum yere doğru ateş eden şahıs adı geçen GK muhabiri Rojhat isimli şahıstır. Ben bu şahsı daha önce hiç görmemiştim. Haberde fotoğrafını görünce tanıdım. Benim bu olayda yaralanmama sebep olan GK Muhabiri Rojhat isimli şahıs ve yanında bulunan yüzleri kapalı olan, bana doğru ateş eden şahıslardan davacı ve şikayetçiyim. Ben bulunduğum muhitte dindar bir şahıs olarak bilinirim. Bu olayların olduğu anda beni tanıyan insanlar beni takip ederek hedef olarak göstermiş olabilirler.”

İddianamede, Doğru’nun; “öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği” iddia edildi. Bu suçun da “örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğini” öne sürüldü. Doğru’nun bu yüzden, “ayrıca devletin birliğini ve bütünlüğü bozma suçunu da işlediği” iddia edildi.

Doğru’nun; 2013 yılında Paris’te öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anmak amacıyla Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tarafından düzenlenen anma etkinliğini takip etmesi de iddianamedeki deliller arasında gösterildi. İddianamede, Doğru’nun; bu yürüyüşe katılanların arasında olduğu iddia edildi.

Doğru, sosyal medya mesajları ve haberlerle hedef gösterildi. Doğru’nun hedef gösterildiği haberlerde kullanılan fotoğraflarının iddianamede de yer alması dikkat çekti. Doğru’nun gözaltına alındığı sırada el konulan cep telefonundan çıkan bir Kürtçe şarkı da deliller arasında gösterildi. Şarkıda, “Kürt milliyetçiliğinin ön plana çıkarıldığı, örgüt mensuplarının kahramanlaştırıldığı, Kürdistan söylemlerine yer verildiği” iddia edildi.

Doğru; Türk Ceza Kanunu’nun 82/1 ve 302/1 maddelerinde düzenlenen “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozmakla” suçlandı. Hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İstenen cezanın Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi kapsamında yarı oranında arttırılması talep edildi.

Ayrıca Doğru’nun, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında belirli haklardan yoksun bırakılması talep edildi.

İddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi.

Gazeteci Rojhat Doğru’nun yargılaması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 10 Ocak 2019’da görülen ilk duruşma ile başladı.

Doğru, ilk duruşmaya; tutuklu bulunduğu Silivri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Doğru’yu duruşma salonunda avukatı Resul Temur temsil etti. Doğru, şunları söyledi:

“Müştekiyi 2015 yılında benim hakkımda röportaj yaptıktan sonra tanıdım. Onun dışında bir tanışıklığım yoktur. Röportaj yaptığı televizyon HÜDA-PAR’ı destekleyen televizyon kanalıdır. Kendisi ise İlke Haber Ajansı’nda çalışır. Ben çektiğim bu görüntülerle 2015’te ödül aldım. Ödül aldıktan sonra böyle bir söylemde bulundu. Ben bu şahıs hakkında o zaman suç duyurusunda bulundum. Beni hedef gösteren haberleri yapanlar hakkında da suç duyurusunda bulundum.

Ben herhangi bir şekilde silahla şahsa ateş etmedim, iftira atmaktadır. Fotoğrafta da görüleceği üzere kalabalığın içinde bulunmadım, ben yürüyüş amacıyla orada bulunmadım. Zaten fotoğraflarda slogan atan tarafta bulunmuyorum.

Ben gazeteci olarak orada bulunuyordum. Orada çektiğim görüntülerle ödül de aldım. Hatta bu ödül töreninde Diyarbakır Emniyet Müdürü de vardı. Gazeteci olmam nedeniyle oradaydım. Hakkımda aleyhe beyanda bulunan şahıs beni teşhis ettiğini iddia ediyor, benim fotoğraflarımı ise benim hesabımdan alıyorlar. Gazeteciyim, beraatimi talep ediyorum.”

Duruşmada, Doğru’nun birlikte çalıştığı gazeteciler de tanık olarak dinlendi. Avukat Resul Temur, müvekkilinin gazeteci olduğunu belirtti. Avukat Temur’un savunmasında öne çıkan detaylar şöyleydi:

“Olaylardaki görüntüler gerçekten gazetecilik başarısıydı. Müşteki her ne kadar dinlenilmemiş olsa da müştekinin beyanlarının müvekkilin gazetecilik faaliyetlerini örtbas etmemelidir. Müvekkil kameraman ve kamera çekimleri ile çekim yapmaktadır, çalıştığı kamera profesyonel kullandığı kameradır. Suçlama konusu yapılan anma töreninde de kendi kamerasıyla bulunuyor. Müvekkile yönelik tüm suçlamalar gazetecilik faaliyetlerini yürüttüğü zamanlardır.”

Duruşma sonunda Doğru’nun tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması ise 26 Şubat 2019’da görüldü. Doğru, bu duruşmada, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Doğru’ya, adli kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağı getirildi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 30 Mayıs 2019’da görüldü. Rojhat Doğru’dan şikayetçi olan R.Ö, yargılamanın ilk üç duruşmasına da katılmadı. Bu duruşmada, şikayetçi R.Ö.’nün bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar verildi.

Yargılamanın dördüncü duruşması 15 Ekim 2019’da görüldü. Doğru’nun, imza yükümlülüğü şeklindeki adli kontrol şartının kaldırılmasına karar verildi.

Yargılamanın beşinci duruşması 14 Ocak 2020’de görüldü. Duruşmada R.Ö., SEGBİS aracılığıyla dinlendi. Üzerine ateş açıldığını iddia eden şikayetçi R.Ö., şu iddialarda bulundu:

“(…) Sanığın bir elinde kamera, bir elinde tabanca olduğunu gördüm. Sanığın bana doğru ateş ettiğini gördüm. Ancak şahsın silahından çıkan mermiden mi, başka bir şahsın silahından çıkar mermiden mi yaralandım bilmiyorum.”

Şikayetçi, aynı duruşmada, tekrar sorulmasına üzerine; “Beyanlarımda geçen, elinde tabanca ve silah bulunup, tabanca ile ateş şahıs, şu an huzurda bulunan şahıstır” sözleri ile Rojhat Doğru’yu işaret etti.
Mahkeme, dosyada bulunan ve olay yeri ve olay anına ilişkin görüntülerin çözümünün yapılarak gönderilmesini istedi.

Yargılamanın altıncı duruşması, 24 Mart 2020 tarihinde görülecekti. Duruşma; pandemi ilan edilen “coronavirüs” salgını karşısında Türkiye’de alınan tedbirler nedeniyle 18 Haziran 2020 tarihine ertelendi.

6. Standing - March 24, 2020


6-8 Ekim 2014’te, Diyarbakır’da “Kobane protestoları” düzenlenmişti. IŞİD’in Suriye’nin kuzeyindeki Ayn El Arab (Kobane) kentine saldırısı Diyarbakır’da protesto edilmiş; 46 kişi yaşamını yitirmiş, 682 kişi yaralanmıştı. Gösterilerin ardından Rojhat Doğru; bazı sosyal medya hesaplarında, fotoğrafı yayınlanarak hedef gösterildi.

Protestolar sırasında yaralanan bir kişinin şikayeti üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Rojhat Doğru hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla soruşturma başlattı. Protestolar, Doğru hakkındaki soruşturmanın da temelini oluşturdu. Şikayetçi, yaralanmasından Doğru’yu sorumlu tuttu. Protestolar sırasında çekilen fotoğraflarda elinde kamera olduğu görülüyordu. Ancak Doğru’nun “silah kullandığı” iddia edildi.

Doğru, verdiği savunmada; “müştekiyi R.Ö.’yü tanımadığını, HÜDAPAR’lı olması nedeniyle kendisini hedef gösterdiğini, silahlı herhangi bir eyleme katılmadığını” belirtti.

Doğru, protestolardan yaklaşık 4 yıl sonra, 5 Aralık 2018’de İstanbul’da gözaltına alındı. Doğru hakkındaki iddianame; Doğru hakkındaki tutuklama kararından yaklaşık 5 ay önce, 21 Haziran 2018’de tamamlandı.

Diyarbakır’daki protestolar sırasında yaralanan R.Ö., iddianamede “şikayetçi” olarak yer aldı. İddianame, R.Ö.’nün beyanları ile başladı. R.Ö., Diyarbakır’daki protestolar sırasında “bir kişinin bir elinde kamera bir elinde tabanca olduğunu” iddia etti. R.Ö. şöyle konuştu:

“ (…) bahsettiğim bir elinde kamera diğer elinde silah bulunan, benim bulunduğum yere doğru ateş eden şahıs adı geçen GK muhabiri Rojhat isimli şahıstır. Ben bu şahsı daha önce hiç görmemiştim. Haberde fotoğrafını görünce tanıdım. Benim bu olayda yaralanmama sebep olan GK Muhabiri Rojhat isimli şahıs ve yanında bulunan yüzleri kapalı olan, bana doğru ateş eden şahıslardan davacı ve şikayetçiyim.”

İddianamede, Doğru’nun; “öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği” iddia edildi. Bu suçun da “örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğini” öne sürüldü. Doğru’nun bu yüzden, “ayrıca devletin birliğini ve bütünlüğü bozma suçunu da işlediği” iddia edildi.

Doğru; Türk Ceza Kanunu’nun 82/1 ve 302/1 maddelerinde düzenlenen “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozmakla” suçlandı. Hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Gazeteci Rojhat Doğru’nun yargılaması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 10 Ocak 2019’da görülen ilk duruşma ile başladı. Doğru, ilk duruşmaya; tutuklu bulunduğu Silivri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Doğru, şunları söyledi:

“Ben herhangi bir şekilde silahla şahsa ateş etmedim, iftira atmaktadır. Gazeteci olarak orada bulunuyordum. Orada çektiğim görüntülerle ödül de aldım. Hatta bu ödül töreninde Diyarbakır Emniyet Müdürü de vardı. Gazeteciyim, beraatimi talep ediyorum.”

Duruşma sonunda Doğru’nun tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması ise 26 Şubat 2019’da görüldü. Doğru, bu duruşmada, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Doğru’ya, adli kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağı getirildi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 30 Mayıs 2019’da görüldü.

Doğru’dan şikayetçi olan R.Ö.’nün beyanlarına, yargılamanın dört duruşması boyunca başvurulmadı.

Yargılamanın beşinci duruşması 14 Ocak 2020’de görüldü. Duruşmada R.Ö., SEGBİS aracılığıyla dinlendi. R.Ö., şu iddialarda bulundu:

“(…) Sanığın bir elinde kamera, bir elinde tabanca olduğunu gördüm. Sanığın bana doğru ateş ettiğini gördüm. Ancak şahsın silahından çıkan mermiden mi, başka bir şahsın silahından çıkar mermiden mi yaralandım bilmiyorum.”

Şikayetçi, aynı duruşmada, tekrar sorulmasına üzerine; “Beyanlarımda geçen, elinde tabanca ve silah bulunup, tabanca ile ateş şahıs, şu an huzurda bulunan şahıstır” sözleri ile Rojhat Doğru’yu işaret etti.

Yargılamanın altıncı duruşması, 24 Mart 2020 tarihine bırakıldı. Duruşma; pandemi ilan edilen “coronavirüs” salgını karşısında Türkiye’de alınan tedbirler nedeniyle 18 Haziran 2020 tarihine ertelendi.



Next Trial: June 18, 2020, 9 a.m.

5. Standing - Jan. 14, 2020


6-8 Ekim 2014’te, Diyarbakır’da “Kobane protestoları” düzenlenmişti. IŞİD’in Suriye’nin kuzeyindeki Ayn El Arab (Kobane) kentine saldırısı Diyarbakır’da protesto edilmiş; 46 kişi yaşamını yitirmiş, 682 kişi yaralanmıştı. Gösterilerin ardından Rojhat Doğru; bazı sosyal medya hesaplarında, fotoğrafı yayınlanarak hedef gösterildi.

Protestolar sırasında yaralanan bir kişinin şikayeti üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Rojhat Doğru hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla soruşturma başlattı. Protestolar, Doğru hakkındaki soruşturmanın da temelini oluşturdu. Şikayetçi, yaralanmasından Doğru’yu sorumlu tuttu. Protestolar sırasında çekilen fotoğraflarda elinde kamera olduğu görülüyordu. Ancak Doğru’nun “silah kullandığı” iddia edildi.

Doğru, verdiği savunmada; “müştekiyi R.Ö.’yü tanımadığını, HÜDAPAR’lı olması nedeniyle kendisini hedef gösterdiğini, silahlı herhangi bir eyleme katılmadığını” belirtti.

Doğru, protestolardan yaklaşık 4 yıl sonra, 5 Aralık 2018’de İstanbul’da gözaltına alındı. Doğru hakkındaki iddianame; Doğru hakkındaki tutuklama kararından yaklaşık 5 ay önce, 21 Haziran 2018’de tamamlandı.

Diyarbakır’daki protestolar sırasında yaralanan R.Ö., iddianamede “şikayetçi” olarak yer aldı. İddianame, R.Ö.’nün beyanları ile başladı. R.Ö., Diyarbakır’daki protestolar sırasında “bir kişinin bir elinde kamera bir elinde tabanca olduğunu” iddia etti. R.Ö. şöyle konuştu:

“ (…) bahsettiğim bir elinde kamera diğer elinde silah bulunan, benim bulunduğum yere doğru ateş eden şahıs adı geçen GK muhabiri Rojhat isimli şahıstır. Ben bu şahsı daha önce hiç görmemiştim. Haberde fotoğrafını görünce tanıdım. Benim bu olayda yaralanmama sebep olan GK Muhabiri Rojhat isimli şahıs ve yanında bulunan yüzleri kapalı olan, bana doğru ateş eden şahıslardan davacı ve şikayetçiyim.”

İddianamede, Doğru’nun; “öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği” iddia edildi. Bu suçun da “örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğini” öne sürüldü. Doğru’nun bu yüzden, “ayrıca devletin birliğini ve bütünlüğü bozma suçunu da işlediği” iddia edildi.

Doğru; Türk Ceza Kanunu’nun 82/1 ve 302/1 maddelerinde düzenlenen “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozmakla” suçlandı. Hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Gazeteci Rojhat Doğru’nun yargılaması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 10 Ocak 2019’da görülen ilk duruşma ile başladı. Doğru, ilk duruşmaya; tutuklu bulunduğu Silivri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Doğru, şunları söyledi:

“Ben herhangi bir şekilde silahla şahsa ateş etmedim, iftira atmaktadır. Gazeteci olarak orada bulunuyordum. Orada çektiğim görüntülerle ödül de aldım. Hatta bu ödül töreninde Diyarbakır Emniyet Müdürü de vardı. Gazeteciyim, beraatimi talep ediyorum.”

Duruşma sonunda Doğru’nun tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması ise 26 Şubat 2019’da görüldü. Doğru, bu duruşmada, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Doğru’ya, adli kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağı getirildi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 30 Mayıs 2019’da görüldü.

Doğru’dan şikayetçi olan R.Ö.’nün beyanlarına, yargılamanın dört duruşması boyunca başvurulmadı.

Yargılamanın beşinci duruşması 14 Ocak 2020’de görüldü.



Next Trial: March 24, 2020, 9:10 a.m.


Yargılamanın beşinci duruşması; mahkeme heyetinin yerini almasıyla, yarım saat gecikmeli olarak başladı.

Duruşmada şikayetçi R.Ö’ün Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) ifadesinin alınması için Mersin 9 Ağır Ceza Mahkemesi’nde hazır edildiği belirtildi. R.Ö’nün kimlik tespitinin ardından ifadesi alındı.

R.Ö., aradan 5-6 yıl geçtiğini “6-8 Ekim Kobani bahanesiyle yapılan eylemler” sırasında Diyarbakır’da yaralandığını söyleyerek konuşmasına başladı:

“Kurban Bayramının üçüncü ya da dördüncü günüydü. Yalnız yürüyordum, yanımda kimse yoktu. Üzerime ateş açıldı. Karşı tarafta şu an huzurda bulunan şahsın yüzü açıktı ve bir elinde kamera, diğerinde silah vardı. Bana o taraftan ateş açıldı ama mermiler onun silahından mı çıktı emin değilim. Yanında yüzü kapalı başkaları da vardı sağa sola ateş açıyorlardı.”

Yaralandıktan sonra hastaneye kaldırıldığını ve 3-4 gün yoğun bakımda kaldığını anlatan Özdemir, daha sonra izlediği haberlerdeki kamera görüntülerinden Rojhat Doğru’yu tanıdığını iddia etti.

Olaylar sırasında kuruyemiş dükkanı olduğunu ancak esnaf odasına kayıtlı olmadığını söyleyen R.Ö., hakkında silahlı terör örgütü üyeliğinden dava açıldığını belirterek, “O soruşturma yüzünden işimden oldum. Benim Suriye, Irak’la herhangi bir işim olmaz” dedi.

Mahkeme başkanı, şikayetçiye; “elinde silah olan şahıs bu muydu” sorusunu yöneltti. Şikayetçi R.Ö., “Evet, bir elinde kamera, diğerinde silah tutan şahıs buydu. Teşhis ediyorum” dedi.

Bunun üzerine avukat Resul Temur, R.Ö.’ye sorular sordu.

R.Ö., “Ben o sıra sırtım dönük olduğu için benim tarafımdan ateş edilip edilmediğini görmedim” diye yanıt verdi.

Elindeki kameranın şeklinin nasıl olduğunu ise hatırlamadığını söyledi.

Bunun üzerine avukat Temur, “Kocaman kamerayı hatırlamıyor ama hayalinde yarattığı silahı hatırlıyor” diyerek şikayetçinin ifadelerinde çelişkiler olduğunu dile getirdi.

R.Ö., şikayetçi olduğu halde davaya katılmak istemediğini, sanığın kendisinden özür dilerse şikayetten vazgeçeceğini belirtti.

Rojhat Doğru bahsedilen olayların 6-8 Ekim 2014’te gerçekleştiğini, o olaylarda kamera çekimi yaparken kendisinin de yaralandığını söyledi. Müştekinin olaydan dört gün sonra şikayetçi olduğunu söylediğini ancak şikayet tarihinin 2015 olduğunu ifade etti. Olaylar sırasında çektiği görüntülerin yılın en iyi görüntü ödülünü aldığını söyledi.

Doğru, “Ben kim silah kullandıysa onu çektim. Benim bulunduğum taraftan da ateş ediliyordu. Objektif biçimde görüntü çektim. Bugüne kadar hep karşı taraftan ateş edildi diyorlardı. Kendi televizyonlarında sürekli hedef gösterildim. Özür dileyecek bir şey yok sadece ‘geçmiş olsun’ diyebilirim.”

Avukat Resul Temur, müştekinin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, sordukları sorulara çelişkili yanıtlar verdiğini söyledi.

Müvekkilinin aynı olaylarda yaralandığını ve kamerayı kendine çevirerek, kendi görüntüsünü de çekerek haber yaptığını, bir elinde silah diğerinde kamera olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade etti.

Müştekinin kafasında yarattığı silahın kameradan daha küçük olmasına rağmen kameranın nasıl bir şey olduğunu hatırlamadığını söyledi. Müvekkilinin davadan bağışık tutulmasının talep edilmesini istedi. İddia makamı da esas hakkındaki görüşünü sunmak için dosyayı talep etti.

Mahkeme heyeti, karar için duruşmaya on dakika ara verdi.


Mahkeme heyeti, olay yeri ve olay anına ilişkin görüntülerin çözümünün yapılarak hazırlanacak raporun mahkemeye gönderilmesini istedi.

Şikayetçi R.Ö.’nün tedavi gördüğü hastanelerden rapor, film, grafik gibi belgelerin istenmesine karar verildi.

Duruşma 24 Mart 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 11:50 olarak belirlenen duruşma 12:20’de başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları:

Diyarbakır Adliye binasındaki KCK duruşmalarının kalabalık olması nedeniyle özel olarak inşa edilen büyük salonda yapıldı. Salonda ve çevresinde kolluk görevlileri yoktu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Susma 24 Platformu’ndan Özkan Küçük, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Şube Başkanı Mahmut Oral ve iki basın mensubu izledi. Tutuksuz yargılanan Rojhat Doğru mahkemeye avukatı Resul Temur’la birlikte geldi.

Genel Gözlemler

Duruşmada SEGBİS’le bağlanan şikayetçi R. Ö.’in gergin olduğu ve avukat Resul Temur’un sorularına bağırarak yanıt verdiği gözlendi.

R.Ö., şikayetçi misin sorusu üzerine, “Benden özür dilerse vazgeçerim” dedi. Ancak bu sözler duruşma tutanağına yansıtılmadı.

Avukat Resul Temur, şikayetçiye detaylı sorular sordu, kameranın nasıl bir kamera olduğunu tarif etmesini istedi. Bunun üzerine şikayetçi, “Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Dün yediğim yemeği hatırlamıyorum, zaten psikolojim bozuk” dedi. Hakim müdahale ederek sorulara cevap vermesini istedi.

4. Standing - Oct. 15, 2019


6-8 Ekim 2014’te, Diyarbakır’da “Kobane protestoları” düzenlenmişti. IŞİD’in Suriye’nin kuzeyindeki Ayn El Arab (Kobane) kentine saldırısı Diyarbakır’da protesto edilmiş; 46 kişi yaşamını yitirmiş, 682 kişi yaralanmıştı. Gösterilerin ardından Rojhat Doğru; bazı sosyal medya hesaplarında, fotoğrafı yayınlanarak hedef gösterildi.

Protestolar sırasında yaralanan bir kişinin şikayeti üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Rojhat Doğru hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla soruşturma başlattı. Protestolar, Doğru hakkındaki soruşturmanın da temelini oluşturdu. Şikayetçi, yaralanmasından Doğru’yu sorumlu tuttu. Protestolar sırasında çekilen fotoğraflarda elinde kamera olduğu görülüyordu. Ancak Doğru’nun “silah kullandığı” iddia edildi.

Doğru, verdiği savunmada; “müştekiyi R.Ö.’yü tanımadığını, HÜDAPAR’lı olması nedeniyle kendisini hedef gösterdiğini, silahlı herhangi bir eyleme katılmadığını” belirtti.

Doğru, protestolardan yaklaşık 4 yıl sonra, 5 Aralık 2018’de İstanbul’da gözaltına alındı. Doğru hakkındaki iddianame; Doğru hakkındaki tutuklama kararından yaklaşık 5 ay önce, 21 Haziran 2018’de tamamlandı.

Diyarbakır’daki protestolar sırasında yaralanan R.Ö., iddianamede “şikayetçi” olarak yer aldı. İddianame, R.Ö.’nün beyanları ile başladı. R.Ö., Diyarbakır’daki protestolar sırasında “bir kişinin bir elinde kamera bir elinde tabanca olduğunu” iddia etti. R.Ö. şöyle konuştu:

“ (…) bahsettiğim bir elinde kamera diğer elinde silah bulunan, benim bulunduğum yere doğru ateş eden şahıs adı geçen GK muhabiri Rojhat isimli şahıstır. Ben bu şahsı daha önce hiç görmemiştim. Haberde fotoğrafını görünce tanıdım. Benim bu olayda yaralanmama sebep olan GK Muhabiri Rojhat isimli şahıs ve yanında bulunan yüzleri kapalı olan, bana doğru ateş eden şahıslardan davacı ve şikayetçiyim.”

İddianamede, Doğru’nun; “öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği” iddia edildi. Bu suçun da “örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğini” öne sürüldü. Doğru’nun bu yüzden, “ayrıca devletin birliğini ve bütünlüğü bozma suçunu da işlediği” iddia edildi.

Doğru; Türk Ceza Kanunu’nun 82/1 ve 302/1 maddelerinde düzenlenen “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozmakla” suçlandı. Hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Gazeteci Rojhat Doğru’nun yargılaması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 10 Ocak 2019’da görülen ilk duruşma ile başladı. Doğru, ilk duruşmaya; tutuklu bulunduğu Silivri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Doğru, şunları söyledi:

“Ben herhangi bir şekilde silahla şahsa ateş etmedim, iftira atmaktadır. Gazeteci olarak orada bulunuyordum. Orada çektiğim görüntülerle ödül de aldım. Hatta bu ödül töreninde Diyarbakır Emniyet Müdürü de vardı. Gazeteciyim, beraatimi talep ediyorum.”

Duruşma sonunda Doğru’nun tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması ise 26 Şubat 2019’da görüldü. Doğru, bu duruşmada, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Doğru’ya, adli kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağı getirildi.

Yargılamanın üçüncü duruşması 30 Mayıs 2019’da görüldü.

Yargılamanın dördüncü duruşması 15 Ekim 2019’da görüldü.



Next Trial: Jan. 14, 2020, 11:50 a.m.


Duruşma 5 dakika sürdü.

Rojhat Doğru’dan şikayetçi olan R.Ö.’nün Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ifadesine başvurulması için Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan yazıya yanıt verilmediği görüldü.

Avukat Resul Temur, Rojhat Doğru hakkında verilen yurtdışı yasağı ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme, karar için duruşmaya ara vermedi.


Mahkeme, Doğru hakkındaki adli kontrol şartını kaldırdı. Ancak Doğru’nun yurtdışına çıkış yasağı kaldırılmadı.

Mahkeme, Doğru’dan şikayetçi olan R. Ö.’nün bir sonraki duruşmada hazır edilmesi için zorla getirilmesine karar verdi.

Duruşma 14 Ocak 2020 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Duruşma Diyarbakır 8. Ağır ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, 11:20’de, belirlenen saatte başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Diyarbakır Adliye binasındaki KCK duruşmalarının kalabalık olması nedeniyle özel olarak inşa edilen büyük salonda yapıldı. Salon büyük olduğu için heyetin konuşmaları zor duyuldu. Duruşma süresince salonda ve çevresinde kolluk görevlileri bulunuyordu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı sadece iki kişi takip etti. Tutuksuz yargılanan Rojhat Doğru mahkemeye avukatı Resul Temur’la birlikte geldi.

Genel Gözlemler

Duruşma sadece beş dakikada tamamlandı. Duruşma öncesinde, sırasında ve sonrasında olağanüstü bir durum yaşanmadı.

Rojhat Doğru - Trial for Membership of a Terrorist Organization (Indictment)

Rojhat Doğru - Trial for Membership of a Terrorist Organization (Minutes of the Hearing)

Rojhat Doğru - Trial for Membership of a Terrorist Organization 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Rojhat Doğru - Trial for Membership of a Terrorist Organization 5. Standing (Minutes of the Hearing)