Ruken Demir

Ruken Demir - "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" İddiası

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı; Mezopotamya Ajansı muhabiri Ruken Demir hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma, “terör örgütü adına faaliyet yürütmek” gerekçesine dayandırıldı. Hakkında gözaltı kararı verildi.

Demir, 13 Kasım 2019’da, İzmir’in Konak ilçesindeki evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı. Demir ile birlikte aynı soruşturma kapsamında 11 kişi daha gözaltına alındı.

Demir ve gözaltına alınan diğer isimler İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Savcılık, soruşturma dosyası üzerinde “kısıtlılık” kararı aldı. Bu yüzden, 24 saat süreyle avukatları ile görüşmesine izin verilmedi.

Görüşmeye izin verilmesinin ardından Demir, avukatlarına, kendisine Emniyet’te “çıplak aramanın dayatıldığını” aktardı.

14 Kasım 2019’da, Emniyet’teki ifade işlemlerine başlandı. Demir’e, haber kaynakları ile yaptığı telefon görüşmeleri soruldu.

Sorgu sırasında, Demir; açlık grevi konusunda haberler yaptığını, kendisine gelen haberlerin doğru olduğunu belirtti. Demir şunları söyledi:

“Benim ne şahsa, ne kuruma, ne vekillere, ne de yasal ya da yasadışı hiçbir oluşuma haber dağıtmak, haber yaymak gibi bir durumum olamaz.”

Demir, emniyetteki savunmasında; “Herhangi bir örgüt, parti dernek ya da sivil toplum kuruluşu içerisinde yer almam. Terör örgütü ile herhangi bir alakam yoktur. İşim haber yapmaktır, haber dışında hiçbir şeyle uğraşmam” dedi.

Demir ve gözaltına alınan diğer isimler, 15 Kasım 2019’da İzmir Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ifadesinin ardından “terör örgütü adına faaliyet yürütmek” iddiasıyla mahkemeye sevk edildi. Tutuklanması istendi. İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı ile tutuklandı. İzmir Aliağa Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

Demir ile birlikte gözaltına alınan on kişi de tutuklandı. Sadece bir kişi “yurt dışı çıkış yasağı” ile serbest bırakıldı.

Demir hakkındaki iddianame 27 Ocak 2020’de tamamlandı.

Gazeteci Ruken Demir hakkındaki iddianame; İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından, 27 Ocak 2020’de tamamlandı. Demir ile aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklananların dosyası ayrıldı. Hakkındaki iddianame tamamlandığında, iki aydan fazla süredir tutukluydu.

İddianame 97 sayfadan oluştu. İddianamede, “PKK’nin kuruluşu ve yapılanmasına” dair kısa değerlendirmelere yer verildi.

İddianamede, Demir hakkındaki soruşturmanın; çeşitli cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemleri nedeniyle İzmir’de yapılan basın açıklamaları ve protestolar üzerine başlatıldığı belirtildi.

Cezaevlerinde açlık grevi eylemi ilk olarak Halkların Demokratik Partisi Hakkari Milletvekili Leyla Güven tarafından 8 Kasım 2018’de başlatılmıştı. Güven, “Abdullah Öcalan’ın avukat ve aileleriyle görüştürülmemesi gerekçesiyle” açlık grevine başladı. Güven’in ardından başka milletvekili ve tutuklular da açlık grevi ve ölüm orucuna başladı. Mayıs 2019’a kadar devam eden eylemler, avukatların tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi’nde Öcalan ile görüşmesinin ardından sonlandırıldı. Açlık grevleri sırasında İzmir’de de basın açıklamaları ve protesto yürüyüşleri düzenlenmişti.

İddianamede, Demir’in; İzmir’deki açlık grevleri ile ilgili eylemleri takip etmesi, tutuklu aileleriyle telefon üzerinden yaptığı röportajlar suçlama konusu yapıldı. Demir’in evinde bulunan, açlık grevindeki tutukluların isimlerinin sıralandığı liste de deliller arasında sayıldı.

İddianamede, Demir’in farklı kişilerle yaptığı 21 ayrı telefon görüşmesinin tape kaydına da yer verildi. Kayıtların bazıları; Demir’in, aynı ajansta çalışan başka muhabirlerle haber takibi amacıyla yaptığı görüşmelere aitti. Bu kayıtlardan bir tanesi iddianamede şöyle aktarıldı:

• RUKEN: ÜÇTE DE VAR ÜÇTE EE ŞEY YAPCAKLAR SENLE SEVDA BİRLİKTE ALACAKSINIZ
• ESRA: HI HI BİLDİRİYİ ALMAMIZA GEREK VAR MI Kİ
• RUKEN: VAR VAR BİLDİRİ DAĞITACAKLAR KAYYUMLARA İLİŞKİN BİLGİNİZ OLSUN BİR İLE ÜÇÜ BİRLEŞTİRİRSİNİZ BİR DE TAKİP EDERSİNİZ ETKİNLİĞİ TAMAM MI ÜÇTEKİ HABERİN ALTINA EKLERSİNİZ TAMAM
• ESRA: TAMAM RUKEN
• RUKEN: TAMAM TÜRKAN SAYLAN ÖNÜNDE UNUTMA BİLGİN OLSUN,

(Görüşme dökümü iddianameye konulduğu haliyle alındığı için imla hatalarına müdahale edilmemiştir.)

Demir’in, haber içerikli görüşmeleri için iddianamede; “bilgi ve belgeleri terör örgütü güdümünde yayın yapan internet siteleri üzerinden yaptıkları haberler ile ideolojik, politik, ajitasyon, propaganda, aydınlanma ve bilinçlendirme ihtiyaçlarını örgütledikleri” iddiasında bulunuldu.

İddianamede, Demir’in; “basın açıklamaları ve değişik etkinliklere yönlendirdiği ve buralardan bahsi geçen sözde ajans için ülkemizi uluslararası platformlarda itibarsızlaştırmaya yönelik haberler yapmasını istediği” iddia edildi.

Demir’in, evine yapılan polis baskını sırasında telefonuna ait açma şifresini polislere vermemesi de “örgütsel tavır” olarak değerlendirildi. Ekran kilidinin şifresini vermeyerek kopya işlemini engellediği iddia edildi. “Telefon içerisinde suç ve suç unsurlarını sakladığı” öne sürüldü. “Bu şekilde örgütsel tavır sergilediği” iddia edildi.

Demir’in evinde bulunan, gazeteci İdris Sayılğan’ın tutukluyken gönderdiği bir mektup da, cezaevi yönetim tarafından uygun görülmesine rağmen deliller arasında sıralandı. Mektubun içeriğine de yer verildi. Ancak mektup Demir’e değil başka bir kişiye gönderilmişti.

Yine Demir’in evinde bulunan, Dicle Haber Ajansı’na (DİHA) ait telifli fotoğraflardan oluşan fotoğraf albümü de deliler arasında yer aldı.

İddianamede; “örgüte müzahir internet siteleri üzerinde yapılan araştırmalar” başlığı altında Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yayınlanan ve açlık grevleriyle ilgili 21 ayrı haberin linkine yer verildi.

Demir’in, “KCK Basın Komitesi içerisinde yer aldığı” iddia edildi.

İddianamede, Demir’e; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesiyle düzenlenen “silahlı örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltildi. Hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak, cezanın, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi kapsamında yarı oranında arttırılması istendi. Böylece, Demir hakkında; “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Demir’in, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında belirli haklarından yoksun bırakılması istendi.

Gazeteci Ruken Demir hakkındaki yargılama, İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Mart 2020 tarihinde görülen ilk duruşma ile başladı.

Gazeteci Demir, duruşmaya, cezaevinden jandarma eşliğinde getirildi. Demir, savunmasında; gazeteci olduğunu ve haberlerinden dolayı tutuklandığını söyledi. Hakkındaki iddianamede, silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması ile ilgili delil olmadığını belirtti.

“Yaptığı ve yapmadığı haberlerin suç olarak sayıldığını” belirten Ruken Demir; tape kayıtlarının da haber içerikli görüşmeler olduğunu dile getirdi. Demir, şunları söyledi:

“Gazeteci yönetilenin tarafında yer almalıdır. Ben, halkın bana verdiği bir haberi, eğer bir hak ihlali ise, o haberi yaparım. Bu suç sayılmamalıdır. Ama bunlar önüme delil olarak çıkıyor. Yaptığım haber mi silah, bilgisayarım mı, fotoğraf makinem mi silah? Ben işim gereği haber yapmışım. Bir insan yaptığı işten dolayı yargılanıyor.”

Duruşma savcısı, Demir’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Demir’in avukatı Osman Çelik; Demir’in gazeteci tanıtım kartını, sigorta kayıt belgelerini ve Demir’in çeşitli haberlerini mahkemeye sundu.

Avukat Çelik, delil olarak sıralanan haberler üzerinden “olumsuz yönde algı yaratılmaya çalışıldığını” savundu. Demir’in uzun tutukluluk halinin göz önüne alınarak serbest bırakılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti; tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak Demir’in tahliyesine karar verdi. Ancak Demir için, ayda bir kez karakola giderek imza atması şeklinde adli kontrol kararı alındı.

Yargılama, 28 Nisan 2020 tarihli ikinci duruşma ile sürecekti. Ancak duruşma; pandemi ilan edilen “coronavirüs” nedeniyle alınan tedbirler kapsamında görülmeden, ertelendi. Bir sonraki duruşma 7 Temmuz 2020 tarihinde görülecek.

2. Standing - April 28, 2020


Mezopotamya Ajansı muhabiri Ruken Demir hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma, “terör örgütü adına faaliyet yürütmek” gerekçesine dayandırıldı. Hakkında gözaltı kararı verildi.

Demir, 13 Kasım 2019’da, İzmir’in Konak ilçesindeki evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı. Demir ile birlikte aynı soruşturma kapsamında 11 kişi daha gözaltına alındı.

Demir ve gözaltına alınan diğer isimler, 15 Kasım 2019’da İzmir Adliyesi’ne sevk edildi ve tutuklandı. İzmir Aliağa Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.

Gazeteci Ruken Demir hakkındaki iddianame; İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından, 27 Ocak 2020’de tamamlandı. Demir ile aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklananların dosyası ayrıldı. Hakkındaki iddianame tamamlandığında, iki aydan fazla süredir tutukluydu.

İddianamede, Demir hakkındaki soruşturmanın; çeşitli cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemleri nedeniyle İzmir’de yapılan basın açıklamaları ve protestolar üzerine başlatıldığı belirtildi.

Cezaevlerinde açlık grevi eylemi ilk olarak Halkların Demokratik Partisi Hakkari Milletvekili Leyla Güven tarafından 8 Kasım 2018’de başlatılmıştı. Güven, “Abdullah Öcalan’ın avukat ve aileleriyle görüştürülmemesi gerekçesiyle” açlık grevine başladı. Güven’in ardından başka milletvekili ve tutuklular da açlık grevi ve ölüm orucuna başladı. Mayıs 2019’a kadar devam eden eylemler, avukatların tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi’nde Öcalan ile görüşmesinin ardından sonlandırıldı. Açlık grevleri sırasında İzmir’de de basın açıklamaları ve protesto yürüyüşleri düzenlenmişti.

İddianamede, Demir’in; İzmir’deki açlık grevleri ile ilgili eylemleri takip etmesi, tutuklu aileleriyle telefon üzerinden yaptığı röportajlar suçlama konusu yapıldı.

İddianamede, Demir’in farklı kişilerle yaptığı 21 ayrı telefon görüşmesinin tape kaydına da yer verildi. Kayıtların bazıları; Demir’in, aynı ajansta çalışan başka muhabirlerle haber takibi amacıyla yaptığı görüşmelere aitti.

Demir’in, evine yapılan polis baskını sırasında telefonuna ait açma şifresini polislere vermemesi de “örgütsel tavır” olarak değerlendirildi.

İddianamede; “örgüte müzahir internet siteleri üzerinde yapılan araştırmalar” başlığı altında Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yayınlanan ve açlık grevleriyle ilgili 21 ayrı haberin linkine yer verildi.

İddianamede, Demir’e; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesiyle düzenlenen “silahlı örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltildi. Hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak, cezanın, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi kapsamında yarı oranında arttırılması istendi. Böylece, Demir hakkında; “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Demir’in, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında belirli haklarından yoksun bırakılması istendi.

Gazeteci Ruken Demir hakkındaki yargılama, İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Mart 2020 tarihinde görülen ilk duruşma ile başladı. Demir, ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

Yargılamanın ikinci duruşması 28 Nisan 2020’de görülecekti. Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” karşısında Türkiye’de alınan önlemler kapsamında ertelendi. Yargılamaya 7 Temmuz 2020 tarihinde devam edilecek.



Next Trial: July 7, 2020, 9 a.m.


Duruşma, pandemi ilan edilen “coronavirüs” nedeniyle alınan tedbirler kapsamında ertelendi.

Yargılamaya 7 Temmuz 2020 tarihinde devam edilecek.

1. Standing - March 5, 2020


Mezopotamya Ajansı muhabiri Ruken Demir hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma, “terör örgütü adına faaliyet yürütmek” gerekçesine dayandırıldı. Hakkında gözaltı kararı verildi.

Demir, 13 Kasım 2019’da, İzmir’in Konak ilçesindeki evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı. Demir ile birlikte aynı soruşturma kapsamında 11 kişi daha gözaltına alındı.

Demir ve gözaltına alınan diğer isimler, 15 Kasım 2019’da İzmir Adliyesi’ne sevk edildi ve tutuklandı. İzmir Aliağa Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.
Gazeteci Ruken Demir hakkındaki iddianame; İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından, 27 Ocak 2020’de tamamlandı. Demir ile aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklananların dosyası ayrıldı. Hakkındaki iddianame tamamlandığında, iki aydan fazla süredir tutukluydu.

İddianamede, Demir hakkındaki soruşturmanın; çeşitli cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemleri nedeniyle İzmir’de yapılan basın açıklamaları ve protestolar üzerine başlatıldığı belirtildi.

Cezaevlerinde açlık grevi eylemi ilk olarak Halkların Demokratik Partisi Hakkari Milletvekili Leyla Güven tarafından 8 Kasım 2018’de başlatılmıştı. Güven, “Abdullah Öcalan’ın avukat ve aileleriyle görüştürülmemesi gerekçesiyle” açlık grevine başladı. Güven’in ardından başka milletvekili ve tutuklular da açlık grevi ve ölüm orucuna başladı. Mayıs 2019’a kadar devam eden eylemler, avukatların tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi’nde Öcalan ile görüşmesinin ardından sonlandırıldı. Açlık grevleri sırasında İzmir’de de basın açıklamaları ve protesto yürüyüşleri düzenlenmişti.

İddianamede, Demir’in; İzmir’deki açlık grevleri ile ilgili eylemleri takip etmesi, tutuklu aileleriyle telefon üzerinden yaptığı röportajlar suçlama konusu yapıldı.

İddianamede, Demir’in farklı kişilerle yaptığı 21 ayrı telefon görüşmesinin tape kaydına da yer verildi. Kayıtların bazıları; Demir’in, aynı ajansta çalışan başka muhabirlerle haber takibi amacıyla yaptığı görüşmelere aitti.

Demir’in, evine yapılan polis baskını sırasında telefonuna ait açma şifresini polislere vermemesi de “örgütsel tavır” olarak değerlendirildi.

İddianamede; “örgüte müzahir internet siteleri üzerinde yapılan araştırmalar” başlığı altında Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yayınlanan ve açlık grevleriyle ilgili 21 ayrı haberin linkine yer verildi.

İddianamede, Demir’e; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesiyle düzenlenen “silahlı örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltildi. Hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Ancak, cezanın, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi kapsamında yarı oranında arttırılması istendi. Böylece, Demir hakkında; “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Demir’in, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında belirli haklarından yoksun bırakılması istendi.
Gazeteci Ruken Demir hakkındaki yargılama, İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Mart 2020 tarihinde görülen ilk duruşma ile başladı.



Next Trial: April 28, 2020, 2:30 p.m.


Duruşmanın başlaması için 16:00 saati belirlenmişti. Ancak duruşma, gecikmeli olarak 17:00’de başladı.

Gazeteci Demir, tutuklu bulunduğu cezaevinden jandarma eşliğinde duruşmaya getirildi. Duruşma kimlik tespitiyle başladı. Ardından Demir, savunmasını yaptı.

Demir, gazeteci olduğunu ve haberlerinden dolayı tutuklandığını belirtti. Demir’in savunmasında öne çıkan başlıklar şöyleydi:

“İddia silahlı örgüt üyeliğidir, fakat örgüt üyeliğini gerektirecek somut bir delil yoktur. İddianamede yaptığım veya yapamadığım haberler suç olarak sayılmış. Bahsi geçen tapeler haber içerikli görüşmelerdir.

Yaptığımız haberlerden dolayı örgüt üyeliğinden veya propagandadan yargılanıyoruz. Yaptığım haberler cezaevlerindeki hak ihlalleri, Kaz Dağları, iklim krizine ilişkin haberlerdir. Bir süre Meclis gündeminde de olan açlık grevine ilişkin haberler yapmışım. Bunun için Ege TUHAYDER’i (Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği) aramışım. Haber kaynağı neresiyse orayı aramam doğaldır. Sonuçta ben bir gazeteciyim.

Yaptığım haberler nedeniyle burada yargılanıyorum. Gazeteci yönetilenin tarafında yer almalıdır. Ben halkın bana verdiği bir haberi, eğer bir hak ihlali ise bile ben o haberi yaparım. Bu suç sayılmamalıdır. Ama bunlar önüme delil olarak çıkıyor. Yaptığım haber mi silah, bilgisayarım mı, fotoğraf makinem mi silah? Ben işim gereği haber yapmışım. Bir insan yaptığı işten dolayı yargılanıyor.”

Duruşma savcısı, Demir’in tutukluluk halinin devamını talep etti.

Ardından söz alan avukat Osman Çelik; Demir’in gazeteci tanıtım kartını, sigorta kayıt belgelerini ve çeşitli haberlerini mahkemeye sundu. İddianameye konulan haberlerle “olumsuz yönde algı yaratmaya” çalışıldığını savundu. Demir’in uzun tutukluluk halinin göz önüne alınarak tahliyesine karar verilmesini talep etti.

Avukat Barış Işık, Demir’in “gazetecilik yaptığı için tutuklandığını” belirtti. Demir’in gazetecilik faaliyetlerinden dolayı cezalandırılmak istendiğini ifade ederek, tahliyesini talep etti.


Mahkeme heyeti, ara kararında, Demir’in tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak göz önünde bulundurularak, tahliyesine karar verdi. Tahliye kararıyla birlikte Demir hakkında, ayda bir kez adresine en yakın karakola giderek imza atma şeklindeki, adli kontrol yaptırımın uygulanmasına karar verildi.

Bir sonraki duruşma 28 Nisan 2020 günü saat 14:30’da bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Saat 16:00’da başlaması ön görülen duruşma bir saat gecikmeyle 17:00’da başladı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu yaklaşık 40 metrekareydi, izleyiciler için yetersizdi. İzleyicilerin bir kısmı salon yetersizliğinden dolayı içeri alınmadı. Duruşma salonunun kapısına asılan bilgi notuna göre, mahkeme o gün 21 dava gördü.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya Demir ile avukatları Zafer İncin, Osman Çelik ve Barış Işık katıldı. Duruşmayı Demir’in ailesi, meslektaşları ve sivil toplum örgütü temsilcileri izledi.
Salona yaklaşık on izleyici ve üç gazeteci alındı.

Genel Gözlemler

Duruşma sırasında gergin bir atmosferin olmadığı gözlemlendi. Duruşma yaklaşık bir saat sürdü.

Ruken Demir - "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" İddiası (Indictment)

Ruken Demir - "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" İddiası 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com