Semin Sezerer

Erdal Güven, Semin Sezerer - “Fuat Avni News” Trial

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Fuat Avni” isimli sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların haberleştirildiği gerekçesiyle, Ağustos 2019’da; “diken,” T24, Sputnik internet haber siteleri ve Birgün Gazetesi hakkında soruşturma başlattı.

“Fuat Avni” isimli Twitter hesabı, Şubat 2014 ile Temmuz 2016 tarihleri arasında; “Fetullah Gülen cemaati” ile Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri arasında ayrışmanın yaşandığı dönemde, hükümet, adliye ve emniyet teşkilatı içinden yaptığı paylaşımlar ile gündemi belirlemişti. Twitter hesabı, mahkeme kararı ile engellendi. Ancak farklı isimlerle tekrar açıldı. Hesabı yönettiği iddiasıyla pek çok kişi hakkında dava açıldı.

“Diken” internet haber sitesinin kurucusu ve yayıncı şirketinin yönetim kurulu başkanı Harun Simavi, sitenin yayın yönetmeni Erdal Güven ve sitenin o dönemki sorumlu yazı işleri müdürü Semin Sezerer ile birlikte sitenin 2014-2016 yılları arasında görev yapan editörleri, açılan soruşturmaya dahil edildi.

“Diken” ve T24 internet haber sitesinin editör ve yöneticileri, başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne ifade vermeye davet edildi. Gazeteciler, Ağustos 2014 ile Ekim 2015 tarihleri arasında “Fuat Avni” adlı Twitter hesabından yapılan paylaşımları haberleştirmekle suçlandı.

İddianameye göre, “Diken” internet haber sitesinin, haberlerin yapıldığı dönemdeki sorumlu yazı işleri müdürü Semin Sezerer, soruşturma aşamasında, savcılıkta verdiği ifadesinde; “Fuat Avni” adlı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların siyasetin gündeminde olduğunu, sadece bu hesabın paylaşımlarını değil, dönemin siyasetçileri tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamaları da yayımladıklarını söyledi.

Haber değeri taşıyan paylaşımları haber yaptıklarını dile getiren Sezerer; haberleri yaptıkları dönemde, herhangi bir yayından kaldırma kararı verilmediğini, şikayet edilmediğini ya da soruşturma açılmadığını belirtti.

“Diken” internet haber sitesinin kurucusu ve sitenin yayıncı şirketinin yönetim kurulu başkanı Harun Simavi ise savcılık ifadesinde; “yönetim kurulu başkanı olarak, internet haber sitesine herhangi bir müdahale veya dahlinin olmadığını, şirketin idari ve mali işlerinden sorumlu olduğunu, haber içeriklerin müdahale etmediğini, tüm yasal sorumluluğun genel yayın yönetmeninde olduğunu” belirtti. Simavi, “Fuat Avni’ ile ilgili haberlerin basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilebileceğini” söyledi. Harun Simavi, “Yüz yıldır gazetecilik yapan ailenin bir mensubu olarak herhangi bir grup, parti, legal veya illegal örgütten talimat alarak haber veya yayın yapmasının söz konusu olmadığını belirtti.

Soruşturma sonunda, “Diken” internet haber sitesinin editörleri Ufuk Çalışkan, Burak Şahin, Ayşe Beril Köseoğlu, Nur Banu Kocaarslan, Emrah Temizkan, Taylan Polat ve İpek Hazal Boztepe hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi. Bu gazeteciler hakkında, verilen “takipsizlik” kararı gereği, iddianame düzenlenmedi.

“Diken” internet haber sitesinin kurucusu ve yayıncı şirketinin yönetim kurulu başkanı Harun Simavi, sitenin yayın yönetmeni Erdal Güven ile sorumlu yazı işleri müdürü Semin Sezerer hakkındaki iddianame, suçlama konusu yapılan haberlerin yayınlanmasından dört yıl sonra 17 Aralık 2019 tarihinde tamamlandı. T24 internet haber sitesinin genel yayın yönetmeni hakkındaki iddianame ise 7 Kasım 2019’da hazırlanmıştı.

“Diken” internet haber sitesinin sorumlu yazı işleri müdürü Semin Sezerer ile birlikte sitenin kurucusu ve yayıncı şirketinin yönetim kurulu başkanı Harun Simavi ve sitenin genel yayın yönetmeni Erdal Güven hakkındaki iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17 Aralık 2019 tarihinde tamamlandı.

İddianamenin giriş bölümünün, T24 internet haber sitesinin genel yayın yönetmeni Doğan Akın hakkında hazırlanan iddianamenin giriş bölümü ile aynı olduğu görüldü. Akın ile birlikte T24 internet haber sitesinin editörleri hakkındaki soruşturma, “Diken” internet haber sitesine yönelik soruşturma ile aynı tarihlerde, Ağustos 2019’da soruşturma başlatılmıştı.

İddianamede, “Diken” internet sitesinin yayın yönetmeni Erdal Güven; “Fuat Avni” içerikli haber yapmakla suçlandı. İddianamede, soruşturma kapsamında; “Diken” internet sitesinde “Fuat Avni” içerikli 226 haberin incelendiği belirtildi. T24 internet haber sitesinin genel yayın yönetmeni Doğan Akın ise “Fuat Avni” içerikli 108 haber yapmakla suçlanmıştı.

İddianamenin, giriş bölümünde; “Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY)’ bir terör örgütü olduğunun Yargıtay kararı ile tespit edildiği” belirtildi. İddianamede, “örgütün medyayı kullanma yöntemlerine ilişkin” iddialar sıralandı.

“FETÖ’nün sadece basın ve yayın organları ile değil sosyal medya üzerinden de etkili algı operasyonları yaptığı” öne sürüldü. Bu kapsamda, “Fuat Avni’ adıyla kullanılan hesabın sembol haline geldiği” iddia edildi.

İddianamede, “Fuat Avni” adlı sosyal medya hesabından Şubat 2014 ile Temmuz 2016 tarihleri arasında yapılan paylaşımlardan örneklere yer verildi. “Fuat Avni’ hesabının örgüt tarafından kullanıldığı, darbe girişiminin senaryo olduğu, örgütle mücadele eden kamu görevlilerinin ileride yargılanacağı, ülkenin terör örgütü DEAŞ’ı desteklediği, örgüt mensuplarının mücadeleye devam etmesi gerektiği gibi söylemlerin topluma yerleştirilmeye çalışıldığı” iddia edildi.

İddianamede, hesabın; “Korkma, titre’ sloganı ile kara mizahi bir üslup belirlediği ve
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmeyenler tarafından sempati uyandırması için bilinçli olarak seçildiği, böylelikle hesabın geniş kitlelere ulaşması hedeflendiği” öne sürüldü.

İddianamede, daha sonra, “Diken” internet haber sitesinde Ağustos 2014 ile Ekim 2015 tarihleri arasında yayımlanan ve “Fuat Avni” adlı sosyal medya hesabında öne sürülen iddiaları içeren sekiz haber sıralandı. İddianamede, bazı haberlerin başlıkları ve içeriklerine şu ifadelerle yer verildi:

. “Fuat Avni’den 17/25 Aralık’ın Yıldönümünde Operasyon İddiası: Sıralı Liste Yayınlandı…” “Fethullah Gülen Cemaati’ne karşı kapsamlı operasyon başlatılacağına dair mesajlarıyla çok sayıda insanın İstanbul Adliyesi ve Zaman Gazetesi’ne akın etmesine yol açan Twitter fenomeni ‘Fuat Avni’, bu kez de 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonları yıldönümünde yeni gözaltılar yapılacağı iddiasını ortaya attı.”

. “fuatavni bu kez susanlara seslendi: Tiran’ın sizin için hazırladığı dosyayı da gördüm… Susanlar! Kafanızı gömdüğünüz kumdan, sizi de çakma operasyonla çıkaracaklar…”

. “Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Gülen’in adamı değilim. Gülen’ci değilim. Onun talimatıyla hareket etmiyorum’ diyen ‘fuatavni,’ zulme dur dediğini, ‘Tiran’ olarak adlandırdığı Cumhurbaşkanı Erdoğan kime zulmederse aynı şekilde yazacağını savundu.”

. “Fuat Avni yine bildi: Ekrem Dumanlı’nın serbest bırakılmasına altı gün sonra itiraz edildi.”

“Fuat Avni” hesabında öne sürülen iddiaları içeren ve bu iddianameye delil olarak konulan paylaşımların bazılarının, T24 internet haber sitesi genel yayın yönetmeni Doğan Akın hakkında hazırlanan iddianamede de yer alması dikkati çekti.

İddianamede, “Örgütün kara propaganda hesabı olan ‘Fuat Avni’ ve türevlerinden, örgüt hedefine uygun atılmış Tweet’lerin, hiçbir teyide ihtiyaç hissedilmeksizin, ‘diken com tr’ adresinden de yayınlandığı” iddia edildi.

Haberler ile “örgütün kara propaganda hesabının popülaritesinin arttırıldığı” öne sürüldü. “Cumhuriyet savcılarının talimat ile hareket ettikleri, henüz yapılmamış operasyonlarla ilgili operasyon kapsamındaki kişilerin listeleri, operasyonlarda görev alan Cumhuriyet savcılarının isimleri, ülkenin terör örgütleri ile iltisaklı olduğu gibi söylemleri içeren paylaşımların topluma duyurulduğu” iddia edildi.

“Diken” internet haber sitesinde; “Cumhurbaşkanı’na hakaret, gizliliğin ihlali, hedef göstermek gibi suçları içeren paylaşımların yayınlanarak örgütün amacına hizmet edildiği” öne sürüldü.

İddianamede, tüm bunlara ek olarak; “Diken” internet haber sitesinin o dönemki sorumlu yazı işleri müdürü Semin Sezerer’in kendisine ait Twitter hesabından yaptığı üç paylaşıma da delil olarak yer verildi.

İddianamede, Sezerer’in; 17 Aralık 2014 tarihli ve “Bu iş iyice filler ve çimen hikayesine döndü. Fuat Avni: 25 Aralık günü operasyon planlandı” içerikli paylaşımına yer verildi.

Sezerer’in, 11 Aralık 2014 tarihli ve “Bu kez dananın kuyruğu kopacak gibi. Fuat Avni: Başkanlık sistemine geçişe muhalefet eden herkes, Alevi’sinden ülkücüsüne operasyon kapsamında” içerikli paylaşım da iddianamede sıralanan deliller arasında yer aldı.

30 Aralık 2014 tarihinde yaptığı ve “Fuat Avni dertli: Hepinizden şanssızım. Biraz olsun nefeslenme imkanınız oluyor. Oysa ben 24 saat içlerindeyim, pislikleri boğuyor” ifadelerini içeren paylaşımı da iddianameye aktarıldı.

İddianamede, Sezerer’in, soruşturma aşamasında yaptığı, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin savunmasına da yer verildi. Sadece, “Fuat Avni’nin” söylemlerini aktardığını dile getiren Sezerer; paylaşımlarında herhangi bir düşüncesinin ve ifadesinin olmadığını, buna benzer paylaşımların, diğer sosyal medya kullanıcıları tarafından da yapıldığını belirtti. “Haber değeri taşıdığını düşündüğü her konuyu, kamuoyuna aktardığını” söyleyen Sezerer, paylaşımlarında herhangi bir kişi, kurum ya da örgütten talimat almadığını sadece işini yaptığını ifade etti.

Öte yandan, iddianamede; Sezerer’in; “FETÖ mensuplarının, aralarındaki iletişim için kullandıkları” iddia edilen Bylock programını kullanmadığı, “FETÖ ile iltisaklı dernek kayıtlarının bulunmadığı,” “Bank Asya’da örgüt liderinin talimatı üzerine, örgüt mensuplarının birlikte hareket ettiği dönemde yeni hesap açtırmadığı ve yüklü miktarda hesap artışının olmadığı,” “FETÖ ile iltisaklı şirketlerde kaydının bulunmadığı” “FETÖ tepe yöneticileri ile irtibatının bulunmadığı” belirtildi.

Buna rağmen, Semin Sezerer, iddianamede; Türk Ceza Kanunu’nun 220/7 ve 314/2 maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmekle” suçlandı. Hakkında yedi yıl altı aydan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, “kast unsurunun takdirinin mahkemeye ait olduğunun” belirtilmesi de dikkati çekti.

Sezerer’in, ayrıca; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

Harun Simavi ve Erdal Güven hakkında da aynı suçlamalar karşısında aynı cezalar istendi.

Haklarında aynı tarihlerde soruşturma açılıp, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli aynı savcı tarafından aynı tarihlerde iddianame hazırlanan T24 internet haber sitesi genel yayın yönetmeni Doğan Akın ile Birgün Gazetesi editörleri Barış İnce ve Can Uğur da, ayrı ayrı iddianamelerde aynı iddialarla suçlandı. Haklarında aynı hapis cezası talep edildi. Bu gazeteciler arasında Doğan Akın, yargılama sürecinin sonunda beraat etti. Can Uğur ve Barış İnce hakkındaki yargılama ise sürüyor.

Semin Sezerer ile birlikte, “Diken” internet haber sitesinin kurucusu ve yayıncı şirketinin yönetim kurulu başkanı Harun Simavi ve sitenin genel yayın yönetmeni Erdal Güven hakkındaki iddianame İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

“Diken” internet haber sitesi genel yayın yönetmeni Erdal Güven ile birlikte sitenin kurucusu ve yayıncı şirketinin yönetim kurulu başkanı Harun Simavi ve sitenin sorumlu yazı işleri müdürü Semin Sezerer hakkındaki yargılamanın ilk duruşmasının, 7 Nisan 2020 tarihinde, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verildi.

Ancak, duruşma; koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın ikinci duruşması, 3 Eylül 2020 tarihinde görüldü. Güven ile birlikte, Simavi ve Sezerer, duruşmaya; avukatları ile birlikte katıldı. Söz konusu haberlerin toplumu bilgilendirmek amacıyla yapıldığını belirten Sezerer, şunları söyledi:

“Diğer tüm haberlerde olduğu gibi talimatla ya da gizli amaçla yapılmadılar. Habercilikten sapmadan, özenli bir dille bu haberleri yaptık. O dönem kulis bilgileri veren bu hesabın kim olduğu kamuoyunca tartışılıyordu. Dosyadaki sosyal medya mesajlarımda da suç unsuru yok. Bizler gibi özel ve meslek hayatlarında muhalif olan insanların FETÖ’ye destekle suçlanması bir hakarettir. Araştırmada herhangi bir cemaat-tarikatla bağlantım olamadığı görülecektir.”

Hakkında beraat kararı verilmesini talep eden Sezerer, mahkemenin aksi bir karar vermesi durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etti.

Erdal Güven ise bir durum, gelişme ya da olayı haber yapan unsurlardan birinin güncellik olduğunu ifade etti. “Söz konusu paylaşımları Diken’de haberleştirmemizin tek nedeni de budur. Aksini yapsaydık mesleğimizin gereğini yerine getiremezdik” dedi. İddianamenin, bu yönüyle; sadece haberlere ve iki tweet’e dayandığını dile getiren Güven, “Bu haber ve paylaşımların ise herhangi bir yönlendirme/değerlendirme içermediği, sansasyonel haber başlığı taşımadığı, döneme ilişkin güncel, olgu aktarımından ibaret olduğu açıktır. Bu yönüyle yorum içermemekte ve haber değeri taşımaktadırlar” dedi.

“Fuat Avni” adlı Twitter hesabındaki iddialara karşılık, iktidarın açıklamalarını da haberleştirdiklerini belirten Güven, “Dosyada, adı geçen örgüte üyelikle ilgili olarak hakkımda kapsamlı bir inceleme yapıldığı, ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazıldığı, sonuçta herhangi bilgi ve bulguya rastlanmadığı açıkça belirtilmiştir” ifadelerini kullandı. Güven son olarak, şunları söyledi:

“30 yıllık gazeteciyim. Neyin ‘haber’ neyin ‘propaganda’ olduğunu ayırt edecek kadar mesleki birikimim var.”

Harun Simavi ise şu savunmayı yaptı:

“Tarafı olduğumuz tek değer evrensel insan haklarıdır. Bu anlamda Diken internet haber sitesinin kurucusu olarak, tarafsız ve bağımsız bir gazetecilik anlayışıyla hareket etmesi adına Diken’in yayın politikasına herhangi bir müdahalem olmadığı gibi editöryal anlamda da müdahale etmediğimi önemle belirtmek isterim.”

“Bu yapılanma ile ilişkilendirilmek, kelimenin tam anlamıyla şahsıma, genel yayın yönetmenime ve yayınıma yapılmış bir hakarettir. Adı geçen örgütle, değil bir iddianamede, aynı cümlede yer almayı bile zul sayarım. Tüm bu sebeplerle beraatımı talep ederim.”

Gazetecilerin avukatı Sevgi Kalan, “İddianamede tüm araştırmanın yapıldığı ve terör örgütüyle herhangi bir bağ bulamadığını söylüyor. Savcılık makul bir şüphe oluşmadan suç unsurunun oluştuğunu öne sürmüştür. Emniyet fezlekesinden oluşan bir iddianame bu” dedi.

Avukat Kalan’ın, şu sözleri dikkati çekti:

“Söz konusu tarih aralığında Diken’in 30 bin haber yaptığını gördük. Haber içeriklerini inceleyince konuyla ilgili siyasilerin açıklamalarının olduğu haberlerin de yapıldığını gördük. Araştırmamızın sonucunda ‘fuatavni’ tweetlerini 2 bin 870 haberle Sabah Gazetesi’nin haber yaptığını gördük. Bunu haberleştirenler yargılanmıyorsa müvekkillerimin de yargılanmaması gerekir. Bu haberleri sadece Diken internet sitesi yapmamış. Görünen gerçeğe uygun kamu yararını gözeterek yapmıştır bu haberleri.”

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını bu duruşmada açıkladı. Mütalaada, “Sanık gazeteciler hakkında yapılan araştırmalar sonucunda ilgili terör örgütü ile her hangi bir irtibatlarının ve iltisakı tespit edilemediği” anımsatıldı. Gazetecilerin, “bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet etmek ya da örgütün propaganda çalışmalarına katkı sağlamak suretiyle üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı” belirtildi.

Savcı, gazetecilerin beraatını istedi.

Mütalaada, gazetecilerin suçlanmasına konu olan haberler için; “sanıklara yönelik isnada konu eylemlerin habercilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin” ifade edilmesi dikkati çekti.

Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları ve son sözleri sorulan gazeteciler ve avukatları mütalaaya katıldıklarını ve bir diyeceklerinin olmadığını söyledi.

Mahkeme; Harun Simavi, Erdal Güven ve Semin Sezerer’in beraatine karar verdi. Karar, “gazetecilere yönlendirilen suçlamanın, kanunda suç olarak tanımlanmadığı” gerekçesine dayandırıldı.

2. Standing - Sept. 3, 2020


Saat 13.30’da başlaması gereken duruşma, yaklaşık yarım saat gecikmeli olarak, saat 14.00’da başladı.

Duruşma, yargılamanın gazetecilerin kimlik tespiti ile başladı.

İlk savunmayı, “Diken” internet haber sitesinin genel yayın yönetmeni Erdal Güven yaptı.

Güven; bir durum, gelişme ya da olayı haber yapan unsurlardan birinin güncellik olduğunu ifade etti. “Söz konusu paylaşımları Diken’de haberleştirmemizin tek nedeni de budur. Aksini yapsaydık mesleğimizin gereğini yerine getiremezdik” dedi.

İddianamenin, bu yönüyle; sadece haberlere ve iki tweet’e dayandığını dile getiren Güven, “Bu haber ve paylaşımların ise herhangi bir yönlendirme/değerlendirme içermediği, sansasyonel haber başlığı taşımadığı, döneme ilişkin güncel, olgu aktarımından ibaret olduğu açıktır. Bu yönüyle yorum içermemekte ve haber değeri taşımaktadırlar” dedi.

“Fuat Avni” adlı Twitter hesabındaki iddialara karılık, iktidarın açıklamalarını da haberleştirdiklerini belirten Güven, “Dosyada, adı geçen örgüte üyelikle ilgili olarak hakkımda kapsamlı bir inceleme yapıldığı, ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazıldığı, sonuçta herhangi bilgi ve bulguya rastlanmadığı açıkça belirtilmiştir” ifadelerini kullandı.

Güven son olarak, şunları söyledi:

“30 yıllık gazeteciyim. Neyin ‘haber’ neyin ‘propaganda’ olduğunu ayırt edecek kadar mesleki birikimim var. Diken’de ilk günden beri sadece haber yapıyoruz ve gazetecilik mesleğini her türlü güç odağından bağımsız ve adil biçimde, layıkıyla yürütüyoruz. Genel yayın yönetmeni olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki bu duruşumuza aykırı tek bir haber gösterilemez. Adı geçen örgütle, değil bir iddianamede, aynı cümlede yer almayı bile zul sayarım.”

Ardından, “Diken” internet haber sitesinin, suçlamalara konu olan haberlerin yapıldığı dönemdeki sorumlu yazı işleri müdürü Semin Sezerer, savunmasını yaptı. Söz konusu haberlerin toplumu bilgilendirmek amacıyla yapıldığını belirten Sezerer, şunları söyledi:

“Diğer tüm haberlerde olduğu gibi talimatla ya da gizli amaçla yapılmadılar. Habercilikten sapmadan, özenli bir dille bu haberleri yaptık. O dönem kulis bilgileri veren bu hesabın kim olduğu kamuoyunca tartışılıyordu. Dosyadaki sosyal medya mesajlarımda da suç unsuru yok. Bizler gibi özel ve meslek hayatlarında muhalif olan insanların FETÖ’ye destekle suçlanması bir hakarettir. Araştırmada herhangi bir cemaat-tarikatla bağlantım olamadığı görülecektir.”

Hakkında beraat kararı verilmesini talep eden Sezerer, mahkemenin aksi bir karar vermesi durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etti.

“Diken” internet haber sitesinin kurucusu ve yayıncı şirketinin yönetim kurulu başkanı Harun Simavi ise şu savunmayı yaptı:

“Gazeteciliğin temel görevi haber vermektir. Biz de Diken’de kurulduğu günden beri gazetecilik dışında hiçbir faaliyette bulunmadık. Biz bu temel görevi yerine getirebilmek için bağımsızlığın olmazsa olmaz bir değer olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle de hiçbir parti, kurum ya da örgütün taraftarlığını ya da düşmanlığını yapmadık.”

“Tarafı olduğumuz tek değer evrensel insan haklarıdır. Bu anlamda Diken internet haber sitesinin kurucusu olarak, tarafsız ve bağımsız bir gazetecilik anlayışıyla hareket etmesi adına Diken’in yayın politikasına herhangi bir müdahalem olmadığı gibi editöryal anlamda da müdahale etmediğimi önemle belirtmek isterim.”

“Kaldı ki, yargılamaya konu olan haberler ve paylaşımlar, o gün ülke gündemini oluşturuyorlardı. Zira Diken, bu konuyu haberleştirirken sadece söz konusu kişinin paylaşımlarını değil; o zamanki başbakan bugünün Cumhurbaşkanı, iktidar sözcüleri, Meclis ve muhalefet tarafından bu konu hakkında yapılan tüm açıklamaları kelimesi kelimesine kamuoyuna duyurmuştur. Söz konusu paylaşımları Diken’de haberleştirmenin tek nedeni de budur. Aksi yapılsaydı mesleğin gereği yerine getirilmemiş olurdu.”

“Bu yapılanma ile ilişkilendirilmek ise kelimenin tam anlamıyla şahsıma, genel yayın yönetmenime ve yayınıma yapılmış bir hakarettir. Adı geçen örgütle, değil bir iddianamede, aynı cümlede yer almayı bile zul sayarım. Tüm bu sebeplerle beraatımı talep ederim.”

Gazetecilerin avukatı Sevgi Kalan, ise şunları söyledi:

“İddianamede tüm araştırmanın yapıldığı ve terör örgütüyle herhangi bir bağ bulamadığını söylüyor. Savcılık makul bir şüphe oluşmadan suç unsurunun oluştuğunu öne sürmüştür. Emniyet fezlekesinden oluşan bir iddianame bu.”

“Söz konusu tarih aralığında Diken’in 30 bin haber yaptığını gördük. Haber içeriklerini inceleyince konuyla ilgili siyasilerin açıklamalarının olduğu haberlerin de yapıldığını gördük. Araştırmamızın sonucunda ‘fuatavni’ tweetlerini 2 bin 870 haberle Sabah Gazetesi’nin haber yaptığını gördük.”

“Bunu haberleştirenler yargılanmıyorsa müvekkillerimin de yargılanmaması gerekir. Bu haberleri sadece Diken internet sitesi yapmamış. Görünen gerçeğe uygun kamu yararını gözeterek yapmıştır bu haberleri.”

Avukat Buse Karataş ise suçun maddi unsurlarının oluşmadığını ifade ederek, “Müvekkilim gazetecilik faaliyetini yerine getirmiştir. O dönemde gazetecilik yapan herkes ‘fuatavni’nin tweetlerini haberleştirmiştir” dedi.

Avukat savunmalarının ardından, duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Mütalaada, “Sanık gazeteciler hakkında yapılan araştırmalar sonucunda ilgili terör örgütü ile her hangi bir irtibatlarının ve iltisakı tespit edilemediği” anımsatıldı.

Gazetecilerin, “bilerek ve isteyerek örgütün amacına hizmet etmek ya da örgütün propaganda çalışmalarına katkı sağlamak suretiyle üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı” belirtildi.

Mütalaada, gazetecilerin suçlanmasına konu olan haberler için; “sanıklara yönelik isnada konu eylemlerin habercilik faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin” ifade edilmesi dikkati çekti.

Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları ve son sözleri sorulan gazeteciler ve avukatları mütalaaya katıldıklarını ve bir diyeceklerinin olmadığını söyledi.

Mahkeme, duruşmaya kısa bir ara verdi.


Mahkeme; Harun Simavi, Erdal Güven ve Semin Sezerer’in beraatine karar verdi.

Karar, “gazetecilere yönlendirilen suçlamanın, kanunda suç olarak tanımlanmadığı” gerekçesine dayandırıldı.


Duruşma Öncesi

Koronavirüs pandemisi karşısında alınan tedbirler kapsamında; avukat ve yurttaşların, İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne giriş ve çıkışları bariyerlerle ayrılmıştı.

Yine, önlemler kapsamında; Adliyeye girişlerde ateş ölçümü yapıldı. Girişlerde x-ray cihazı da kullanıldı.

Adliyede, duruşma salonunun bulunduğu kat bariyerlerle kapatılmıştı.

Gazeteciler ve gözlemciler, duruşma başladığında salona alındı.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma, küçük bir salonda görüldü.

Salonda, izleyiciler için 20 kişilik oturma yeri ayrılmıştı. Koronavirüs pandemisi karşısında alınan sosyal mesafe önlemi kapsamında, her iki sandalyeden birinin boş bırakılması şartı getirildi. Avukatlar için, ayrı bir yer ayrılmıştı. Salonda, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) için iki ayrı ekran kuruluydu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı; Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), DİSK Basın-İş gözlemcileri, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ile “Diken” internet haber sitesinin çalışanları takip etti.

Gözlemler

Duruşma öncesinde, duruşma sırasında veya sonrasında olağanüstü bir gelişme yaşanmadı.

1. Standing - April 7, 2020


Yargılamanın ilk duruşması, koronavirüs pandemisi karşısında Türkiye’de alınan tedbirler kapsamında, görülmeden ertelendi.

Yargılamanın, 3 Eylül 2020 tarihinde görülecek ikinci duruşma ile sürdürülmesine karar verildi.

Erdal Güven, Semin Sezerer - “Fuat Avni News” Trial (Indictment)

Erdal Güven, Semin Sezerer - “Fuat Avni News” Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.