Sibel Hürtaş

Hayri Demir, Sibel Hürtaş - Afrin Operation Social Media Trial

Gazeteci Sibel Hürtaş, 22 Ocak 2018 gecesi Ankara’daki evine yapılan baskında gözaltına alındı. Aynı soruşturma kapsamında gazeteci Hayri Demir’in de olduğu 11 kişi daha gözaltına alındı.

Soruşturma Türkiye’nin Afrin’e dönük “Zeytin Dalı Harekatı”na karşı sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları dayandırıldı. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde üç gün boyunca gözaltına tutuldu. 25 Ocak Ankara Adliyesi’ne çıkarıldı. Savcılık ifadesinin ardından “adli kontrol şartı” ile serbest bırakıldı. Soruşturma “Halkı kin ve düşmanlığa teşvik” ve “örgüt propagandası yapmak ” gerekçesiyle yürütüldü.

Hürtaş ile birlikte aynı soruşturmada gözaltına alınan üç kişi tutuklandı.

Hürtaş ile birlikte 11 kişi hakkındaki soruşturmanın iddianamesi Ankara Cumhuriyet Savcısı Muhammed Akif Ongun tarafından hazırlandı. İddianame 9 Nisan’da tamamlandı, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 14 Mayıs’ta kabul edildi.

Ankara Cumhuriyet Savcısı Muhammed Akif Ongun’un hazırladığı iddianame 9 Nisan 2018’de tamamlandı. Hürtaş ve diğer sanıklar hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” ve “örgüt propagandasını basın yoluyla yapmak” suçlamasıyla hazırlandı.

İddianame toplamda 46 sayfadan oluştu. Ancak iddianamenin 30 sayfası savcının PKK’nin tarih ve yapılanmasına dair değerlendirmelerinden oluştu. Bu değerlendirmeler benzer bir çok dava iddianamesin kullanılan ortak bir metnin parçasıydı.

Savcı Ongun, bu değerlendirmelerinde sonra altı sayfalık bir bölümde de Afrin’e yönelik askeri operasyon sonrası Fırat Haber Ajansı’da yer alan 19 farklı haberi de iddianameye koydu. Soruşturmanın bu haberlerin yayımlanması üzerine başlatıldığı belirtildi.

Savcı söz konusu haberleri “örgüt propagandası yapmak, halkı kin ve düşmanlığa sevk edici paylaşımlarda bulunmak” kapsamında değerlendirdi.

Hürtaş’ın Artı TV’nin resmi Twitter hesabından, programına ilişkin atılan tweetleri retweet yapması da deliller arasında gösterildi.

İddianameye konulan deliller arasında 19 Ocak 2015 tarihinde Ankara’da, Gazeteci Hrant Dink için düzenlenen anma töreninde çekilen 1 yaşındaki oğlunun “Hepimiz Hrantız hepimiz Ermeniyiz” döviziyle çektirdiği fotoğraf da konuldu.
Hürtaş’a Türk Ceza Yasası’nın 216. Maddesinde düzenlenen “Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” ve Terörle Mücadele Yasası’nın 7. Maddesinde düzenlenen “örgüt propagandasını basın yoluyla yapma” suçlamaları kapsamında 10 buçuk yıl hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

İddianamenin Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesinin ardından ilk duruşma günü 6 Eylül 2018 olarak belirlendi.

Duruşmada savunma yapan Hürtaş, şunları söyledi:

“İddianamede suçlamayı anlayamadım. Suçlandığım iki tweet var; ancak Afrin operasyonuna ilişkin başka tweetler de var. Yasa gereği hem lehte hem de aleyhte delil toplanır. Gazeteci olarak bu iddianame önüme gelseydi haber değeri yok diye yapmazdım. Neyle suçlandığımı bilmiyorum.”

Mahkeme, tutuklu üç sanığın tahliyesine karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması 22 Kasım 2018’de görüldü. Duruşmada gazeteciler Demir ve Hürtaş ile birlikte diğer tüm sanıkların da duruşmalarda vareste tutulmasına karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşması 22 Ocak 2019 gününde; üçüncü duruşması ise 27 Mart 2019’da görüldü. Duruşmada savcı Nuri Gül, Demir’in de aralarında bulunduğu yedi sanık hakkında paylaşımlarının TCK’nin 301. maddesi kapsamında düzenlenen “Türk milletin, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlarını kapsamında yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin talep edilmesi istendi. Mahkeme Demir ve 6 sanık hakkında 301’den soruşturma açılması için Adalet Bakanlığı’na başvurulmasına karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması ise 3 Temmuz 2019’a bırakıldı. Bu duruşmada Adalet Bakanlığı’ndan beklenen soruşturma izni yazısının gelmediği görüldü. Bu nedenle bir sonraki duruşma 3 Aralık 2019’a bırakıldı.

5. Standing - July 3, 2019


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 22 Ocak 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki Afrin kentine TSK tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’nı eleştirenlere dönük soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, gazeteci Demir ve Hürtaş’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi, aynı günün akşamı, evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Şüpheliler Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün gözaltı merkezi olarak kullandığı kapalı spor salonuna götürüldüler.

Emniyet’te Demir ve Hürtaş’ın Afrin operasyonuna ilişkin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları sorgu konusu yapıldı.

Gazeteci Hürtaş, 25 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’nde savcılığa çıkarıldı. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “örgüt propagandasını basın yoluyla yapmak” suçlaması ile ifadesi alındı. Ardından Hürtaş adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Gazeteci Demir ise 26 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’ne getirildi. Savcılık huzuruna çıkarılmadan aynı gerekçelerle tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Nöbetçi Hakimlik; Demir’in, yurtdışına çıkış yasağı ile serbest bırakılmasına karar verdi.

Sanıklar hakkındaki iddianame Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Muhammet Akif Ongun tarafından 9 Nisan 2018’de tamamlandı. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameyi 14 Mayıs 2018’de kabul etmesi ile dava açıldı.

Yargılamanın ilk duruşması için 6 Eylül 2018 tarihi belirlendi.

İlk duruşmada 3 tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşmasında sanıkların ek savunma için süre talepleri kabul edildi ve duruşma 22 Ocak 2019 tarihine ertelendi. Tüm sanıklar duruşmadan vareste tutuldu.

Davanın üçüncü duruşması 27 Mart 2019’da görüldü. Duruşmada savcı Nuri Gül, Demir’in de aralarında bulunduğu yedi sanık hakkında paylaşımlarının TCK’nin 301. maddesi kapsamında düzenlenen “Türk milletin, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlarını kapsamında yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin talep edilmesi istendi. Mahkeme Demir ve 6 sanık hakkında 301’den soruşturma açılması için Adalet Bakanlığı’na başvurulmasına karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması ise 3 Temmuz 2019’a bırakıldı. Bu duruşmada Adalet Bakanlığı’ndan beklenen soruşturma izni yazısının gelmediği görüldü. Bu nedenle bir sonraki duruşma 3 Aralık 2019’a bırakıldı.



Next Trial: Dec. 3, 2019, 9:15 a.m.


Duruşmaya tutuksuz yargılanan gazeteciler Sibel Hürtaş ve Hayri Demir ile avukatları katıldı.
Duruşmada Muhammet Karaca (Başkan), üyeler Ali Rıza Doğmuş ile Çağlar Pürlüpınar ve savcı Sultan Çavunduroğlu görev aldı.

Mahkeme heyeti başkanı, Türk Ceza Kanunu (TCK) 301. maddeden soruşturma izni için Adalet Bakanlığına yazılan müzekkereye cevap gelmediğini kaydetti.
Demir ve Hürtaş’ın avukatı Nuray Özdoğan “Müvekkillerim yönünden yurt dışına çıkış yasakları halen devam etmektedir. Adli kontrol devamının dosyaya bir yarar sağlamayacağı kanaatindeyiz. Müvekkilim Sibel Hürtaş basın mensubudur. Bu nedenle yurt dışına çıkışının yasaklanması cezalandırmaya dönüşmüştür” diyerek tüm müvekkillerin adli kontrollerinin kaldırılmasını istedi.

Diğer sanık avukatlarından Alişan Şahin ise 301. maddenin anayasanın eşitlik ile düşünce ve ifade hürriyeti ilkelerine aykırı olduğunu, maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmasını istedi.


Mahkeme heyeti, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı. Avukatların yurtdışı yasağı olarak konulan adli kontrol şartının kaldırılması yönündeki talebi reddedildi. Adalet Bakanlığı’ndan beklenen soruşturma izni için duruşma ertelendi.

Bir sonraki duruşma 3 Aralık 2019 tarihine bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Ankara Sıhhiye’deki Adliye’ye x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma bir saat geç başladı. Ancak duruşma salonu için farklı bir mahkemenin küçük duruşma salonlarından biri tercih edildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin gördüğü davalara ait klasörlerin izleyici sıralarının arkasına yığıldığı görüldü. Mahkeme salonu havalandırılmış ve temizdi. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. SEGBİS sistemi için iki büyük TV ekranı salonda hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya sadece tutuksuz sanıkların avukatlarından iki isim katıldı. Başka da katılan olmadı.

Genel Gözlemler

Olağanüstü bir durum yaşanmadı.

4. Standing - March 27, 2019


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 22 Ocak 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki Afrin kentine TSK tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’nı eleştirenlere dönük soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, gazeteci Demir ve Hürtaş’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi, aynı günün akşamı, evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Şüpheliler Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün gözaltı merkezi olarak kullandığı kapalı spor salonuna götürüldüler.
Emniyet’te Demir ve Hürtaş’ın Afrin operasyonuna ilişkin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları sorgu konusu yapıldı.

Gazeteci Hürtaş, 25 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’nde savcılığa çıkarıldı. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “örgüt propagandasını basın yoluyla yapmak” suçlaması ile ifadesi alındı. Ardından Hürtaş adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Gazeteci Demir ise 26 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’ne getirildi. Savcılık huzuruna çıkarılmadan aynı gerekçelerle tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Nöbetçi Hakimlik; Demir’in yurtdışına çıkış yasağı ile serbest bırakılmasına karar verdi.

Sanıklar hakkındaki iddianame Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Muhammet Akif Ongun tarafından 9 Nisan 2018’de tamamlandı. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameyi 14 Mayıs 2018’de kabul etmesi ile dava açıldı.

Yargılamanın ilk duruşması için 6 Eylül 2018 tarihi belirlendi.

İlk duruşmada 3 tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşmasında sanıkların ek savunma için süre talepleri kabul edildi ve duruşma 22 Ocak 2019 tarihine ertelendi. Tüm sanıklar duruşmadan vareste tutuldu.

Davanın üçüncü duruşması 27 Mart 2019’da görüldü. Duruşmada savcı Nuri Gül, Demir’in de aralarında bulunduğu yedi sanık hakkında paylaşımlarının TCK’nin 301. maddesi kapsamında düzenlenen “Türk milletin, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlarını kapsamında yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin talep edilmesi istendi. Mahkeme Demir ve 6 sanık hakkında 301’den soruşturma açılması için Adalet Bakanlığı’na başvurulmasına karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması ise 3 Temmuz 2019’a bırakıldı. Bu duruşmada Adalet Bakanlığı’ndan beklenen soruşturma izni yazısının gelmediği görüldü. Bu nedenle bir sonraki duruşma 3 Aralık 2019’a bırakıldı.



Next Trial: July 3, 2019, 1:30 p.m.


Duruşma belirlenen saatte başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan gazeteciler Sibel Hürtaş ve Hayri Demir ile avukatları katıldı.

Duruşmada Muhammet Karaca (Başkan), üyeler Ali Rıza Doğmuş ile Çağlar Pürlüpınar ve savcı Nuri Gül görev aldı.

Bir önceki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın gönderildiği Cumhuriyet Savcısı Nuri Gül, bu duruşmada mütalaasını açıklamadı. Savcı Gül, sanıklar Hayri Demir ile birlikte 7 sanık hakkında iddianameye konu bazı paylaşımlarına dikkat çekerek, bu paylaşımların “örgüt propagandası yapmak” suçunun yanında TCK’nin 301. maddesindeki “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve kuruluşlarını aşağılama” suçunu da oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu suç yönünden TCK’nin 301/4 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı’ndan izin alınarak dava açılması gerektiği için Adalet Bakanlığı’yla müzakere yapılmasını talep etti. Dava açılması halinde her iki dosyanın birleştirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Savcının talebine karşı söz verilen gazeteci Hayri Demir, savcının Adalet Bakanlığı’ndan izin istediği “İşte devletin faili belli cinayetleri, önce fişlediler, sonra bir bir katlettiler” şeklindeki paylaşımının 2014 yılında yaptığı bir haber olduğunu belirtti. Bu haberle ilgili o dönem hakkında dava açıldığını belirten Demir, “Haber, 1990’lı yıllarda dönemin Jandarma komutanlarına ilişkin resmi bir belge idi. O dönem bu listedeki insanların gözaltına alınıp sonra kaybedilmesini yazdım. Tamamen belgeli bir haberdi. Ailelerle görüşüp haberleştirmiştim. Devletin organlarını aşağılama kastı ile hareket etmedim” dedi. Bu nedenle savcının talebinin reddedilmesini istedi.

Demir ve Hürtaş savcının bu mütalaasına karşı beyanda bulunmak için mahkemeden süre talep etti.

Avukat Alişan Şahin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş iradesinin 1. Meclis’te oluştuğunu, bu meclisin tutanaklarında Lazistan, Kürdistan gibi kayıtların geçtiğine işaret etti. Bu nedenle TCK’nın 301. maddesinin Ceza Yasası içinde yer almasının doğru olmadığını ifade eden Şahin, savcının halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu yönünden beyanda bulunmayıp TCK’nın 301. maddesi yönündeki talebinin yasal olmadığını vurguladı.

Avukat Nuray Özdoğan ise TCK’nın 301. maddesine ilişkin AİHM’in verdiği Taner Akçam kararını mahkemenin dikkate almasını istedi.


Mahkeme heyeti duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı. Kararda, Demir’in arasında bulunduğu 7 sanığın paylaşımlarının TCK’nın 301. maddesindeki suçu oluşturma ihtimalinin bulunduğu, bu suç yönünden yargılama yapılabilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerektiği, bu nedenle Adalet Bakanlığı’ndan kovuşturma izni verilip verilmeyeceğinin sorulmasına hükmedildi. Bu eylemler yönünden izin verilinceye kadar kovuşturmanın durmasına hükmetti.

Heyet, sanıklara isnat olunan diğer eylemler yönünden ise yargılamaya iddianamedeki sevk maddeleri uyarınca devam edilmesine, bakanlıktan izin verilip verilmemesinden sonra sanıklara isnat olunan diğer eylemler yönünden mütaala beyanı için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.

Bir sonraki duruşma, 3 Temmuz 2019 saat 11:30’a bırakıldı.


Duruşma Öncesi

Ankara Sıhhiye’deki Adliye’ye x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma saatinde başladı. Ancak duruşma salonu için farklı bir mahkemenin küçük duruşma salonlarından biri tercih edildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin gördüğü davalara ait klasörlerin izleyici sıralarının arkasına yığıldığı görüldü. Mahkeme salonu havalandırılmış ve temizdi. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. SEGBİS sistemi için iki büyük TV ekranı salonda hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya sadece tutuksuz sanıkların avukatlarından iki isim katıldı. Başka da katılan olmadı.

Genel Gözlemler

Heyet başkanı Muhammet Karaca’nın sanık müdafilerinin beyanlarını kıs tutması için iki kez uyarı mahiyetinde sözünü kestiği görüldü.

3. Standing - Jan. 22, 2019


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 22 Ocak 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki Afrin kentine TSK tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’nı eleştirenlere dönük soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, gazeteci Demir ve Hürtaş’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi, aynı günün akşamı, evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Şüpheliler Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün gözaltı merkezi olarak kullandığı kapalı spor salonuna götürüldüler.

Emniyet’te Demir ve Hürtaş’ın Afrin operasyonuna ilişkin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları sorgu konusu yapıldı.

Gazeteci Hürtaş, 25 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’nde savcılığa çıkarıldı. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “örgüt propagandasını basın yoluyla yapmak” suçlaması ile ifadesi alındı. Ardından Hürtaş adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Gazeteci Demir ise 26 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’ne getirildi. Savcılık huzuruna çıkarılmadan aynı gerekçelerle tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Nöbetçi Hakimlik; Demir’in, yurtdışına çıkış yasağı ile serbest bırakılmasına karar verdi.

Sanıklar hakkındaki iddianame Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Muhammet Akif Ongun tarafından 9 Nisan 2018’de tamamlandı. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameyi 14 Mayıs 2018’de kabul etmesi ile dava açıldı.

Yargılamanın ilk duruşması için 6 Eylül 2018 tarihi belirlendi.

İlk duruşmada 3 tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.

Yargılamanın ikinci duruşmasında sanıkların ek savunma için süre talepleri kabul edildi ve duruşma 22 Ocak 2019 tarihine ertelendi. Tüm sanıklar duruşmadan vareste tutuldu.

Davanın üçüncü duruşması 27 Mart 2019’da görüldü. Duruşmada savcı Nuri Gül, Demir’in de aralarında bulunduğu yedi sanık hakkında paylaşımlarının TCK’nin 301. maddesi kapsamında düzenlenen “Türk milletin, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlarını kapsamında yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin talep edilmesi istendi. Mahkeme Demir ve 6 sanık hakkında 301’den soruşturma açılması için Adalet Bakanlığı’na başvurulmasına karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması ise 3 Temmuz 2019’a bırakıldı. Bu duruşmada Adalet Bakanlığı’ndan beklenen soruşturma izni yazısının gelmediği görüldü. Bu nedenle bir sonraki duruşma 3 Aralık 2019’a bırakıldı.



Next Trial: March 27, 2019, 1:30 p.m.


Duruşma belirlenen saatte başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan gazeteciler Sibel Hürtaş ve Hayri Demir katılmadı. Sadece tutuksuz sanıkların avukatları katıldı. Duruşmada Muhammet Karaca (Başkan), üyeler Ali Rıza Doğmuş ile Çağlar Pürlüpınar ve savcı Akif Karakuş görev aldı.

Avukat Nilay Nayman, duruşmada yaptığı beyanda açık araştırma tutanağındaki paylaşımlara dair suç unsuru olmadığını belirtti.

Duruşma savcısı Akif Karakuş, eksik hususların giderilmesi yoksa mütalaanın hazırlanması amacıyla dosyanın tarafında tevdi edilmesini talep etti.


Mahkeme heyeti duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı. Avukatların ve sanıkların mazeretini kabul eden heyet, mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.


Duruşma Öncesi

Ankara Sıhhiye’deki Adliye’ye x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma saatinde başladı. Ancak duruşma salonu için farklı bir mahkemenin küçük duruşma salonlarından biri tercih edildi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Mahkemenin gördüğü davalara ait klasörlerin izleyici sıralarının arkasına yığıldığı görüldü. Mahkeme salonu havalandırılmış ve temizdi. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. SEGBİS sistemi için iki büyük TV ekranı salonda hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya sadece tutuksuz sanıkların avukatlarından iki isim katıldı. Başka da katılan olmadı

2. Standing - Nov. 22, 2018


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 22 Ocak 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki Afrin kentine TSK tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’nı eleştirenlere dönük soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, gazeteci Demir ve Hürtaş’ın da aralarında bulunduğu 11 kişi, aynı günün akşamı, evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Şüpheliler Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün gözaltı merkezi olarak kullandığı kapalı spor salonuna götürüldüler.

Emniyet’te Demir ve Hürtaş’ın Afrin operasyonuna ilişkin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları sorgu konusu yapıldı.

Gazeteci Hürtaş, 25 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’nde savcılığa çıkarıldı. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “örgüt propagandasını basın yoluyla yapmak” suçlaması ile ifadesi alındı. Ardından Hürtaş adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Gazeteci Demir ise 26 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’ne getirildi. Savcılık huzuruna çıkarılmadan aynı gerekçelerle tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Nöbetçi Hakimlik; Demir’in, yurtdışına çıkış yasağı ile serbest bırakılmasına karar verdi.

Sanıklar hakkındaki iddianame Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Muhammet Akif Ongun tarafından 9 Nisan 2018’de tamamlandı. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameyi 14 Mayıs 2018’de kabul etmesi ile dava açıldı. Davada tüm sanıkların Afrin operasyonu günlerinde sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımlar suçlama konusu yapıldı.

Yargılamanın ilk duruşması için 6 Eylül 2018 tarihi belirlendi.

Yargılamanın ikinci duruşmasında sanıkların ek savunma için süre talepleri kabul edildi ve üçüncü duruşma için 22 Ocak 2019 tarihi bırakıldı.

Dördüncü duruşma için ise 27 Mart günü belirlendi. Davanın 3 Temmuz 2019’de görülen duruşmasında mahkeme yurt dışı yasağının kaldırılması talebini reddetti. Gazeteci Demir hakkında Adalet Bakanlığı’ndan talep edilen 301’e ilişkin soruşturma izninin gelmemesi nedeniyle duruşma 3 Aralık 2019’a bırakıldı.



Next Trial: Jan. 22, 2019, 1:30 p.m.


Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, hakum Muhammet Karaca başkanlığında üye hakimler Ali Rıza Doğmuş ve Oğuzhan Bülent Ataalp’ten oluşan heyetin yerine almasıyla başladı. İlk önce ilk duruşmada iddianameye delil olarak konulan sosyal medya paylaşımlarının hangi tarih ve saatte paylaşıldığına ilişkin Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden istenen araştırma tutanağına karşı sanıkların beyanları alındı.

Gazeteci Hayri Demir, “Dosyaya sunulan Emniyet araştırma tutanağına da bakıldığı zaman söz konusu beş paylaşımım 19 Ocak 2018 tarihlidir. Burada Afrin’e dönük operasyonu karalama ve örgüt propagandası yapmaktan dolayı yargılanıyorum. Ancak soruşturma ve yargılama henüz başlamamış bir operasyonla ilgilidir. Bu nasıl oluyor? Başlamamış bir operasyona dair nasıl bir propaganda ya da halkı kin ve öfkeye tahrik suçu işleyebilirim. Ancak önceki duruşmada da belirttiğim üzere tamamen evrensel gazetecilik kuralları kapsamındadır. Bu paylaşımların yer aldığı 19 haber çıktısını önceki celse sunmuştum. Dolayısıyla yaptığım bir gazetecilik faaliyetidir, beraatımı talep ediyorum” dedi.

Demir, dosyaya yeni eklenen Emniyet araştırması tutanağını kendisine tebliğ edilmediği için inceleyemediğini belirterek, ek süre talep etti. Demir ayrıca, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını (yargılamanın sonunda verilmesi muhtemel cezanın infazının 5 yıl süre ertelenmesi) talep etti.

Gazeteci Hürtaş ise, “Ben ilk ifademde her şeyi söyledim. Emniyet’ten hangi tweet’ler geldi bilmiyorum. İddianamedeki tweet’lerse, iddia makamı lehe ve aleyhe delilleri toplamakla yükümlüdür. Diğer paylaşımlarımın da dosya içerisine alınmasını talep ediyorum” dedi. Hürtaş, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını (yargılamanın sonunda verilmesi muhtemel cezanın infazının 5 yıl süre ertelenmesi) reddetti.

Ardından tüm sanık avukatları adına ortak savunma yapacağını beyan eden avukat Nuray Özdoğan, ek beyanda bulunmak için süre talep etti. Özdoğan ayrıca sanıkların duruşmalardan vareste (duruşmada hazır edilme zorunluluğunun bulunmaması) tutulmasını istedi.
Duruşma savcısı Nuri Gül, sanıklara ek beyanda bulunmak üzere ek süre verilmesini ve sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasını istedi.

Bu arada gazeteci Hürtaş’ın avukatı Arkın Hürtaş, tüm sanık avukatları adına ortak beyana itiraz etti. Avukat Hürtaş, mahkeme heyeti başkanı Muhammed Karaca’nın duruşmayı katı bir biçimde yönettiğini belirterek “İyi de yapıyorsunuz. Ancak duruşma salonunda biz polis telsizi sesini duyuyoruz. Bu adil yargılama hakkının ihlalidir. Bunun tutanaklara geçirilmesini istiyoruz” dedi.


Mahkeme heyeti, duruşmaya ara vermeden kararını açıkladı. Heyet, ara karar için gereken müzakereyi ise oturdukları yerden yaptı. Sanıkların tüm duruşmalardan vareste tutulması talebi kabul edildi. Yine sanıkların savunma için ek süre talepleri de kabul gördü. Üçüncü duruşma 22 Ocak 2019 saat 13.30’da görülecek.


Duruşma Öncesi

Ankara Sıhhiye’deki Adliye’ye x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma saati 10:40 olarak belirlenmişti, ancak duruşma saat 11:40 sularında başladı. Duruşmanın görüleceği Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi için belirlenen salonun önünde özel güvenlik görevlilerinin yanısıra resmi polislerin de görevlendirildiği görüldü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma günü, aynı salonda 11 farklı duruşmanın görülmesi planlanmıştı. Duruşma salonu büyüktü. Ancak mahkemenin gördüğü davalara ait klasörlerin izleyici sıralarının arkasına yığılmıştı. Mahkeme salonu havalandırılmış ve temizdi. İzleyiciler için yeteri kadar oturma yeri vardı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi için iki büyük TV ekranı salonda hazırdı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmaya sanıkların avukatları, ayrıca gazeteci olan sanıkların avukatları Ebru Akkal katıldı. Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Çağdaş Gazeteciler Derneği yöneticilerinin yanısıra sanık yakınları izledi. Salonda dört resmi polis vardı.

Genel Gözlemler

Sanıklar, sanık avukatları ve izleyiciler “telefonlar kapalı olsun” uyarısıyla salona alındı. Sanıkların ve avukatların duruşmaya katılıp katılmadıklarının tespiti yapıldı.

1. Standing - Sept. 6, 2018


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 22 Ocak 2018’de Suriye’nin kuzeyindeki Afrin kentine TSK tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’nı eleştirenlere dönük soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, gazeteci Hayri Demir ve Sibel Hürtaş’ın da aralarında bulunduğu 10 kişi, aynı günün akşamı, evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Gözaltna alınanlar Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün gözaltı merkezi olarak kullandığı kapalı spor salonuna götürüldü. Emniyet sorgusunda Demir ve Hürtaş’ın Afrin operasyonuna ilişkin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları soruldu.

Gazeteci Sibel Hürtaş, 25 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’nde savcılığa çıkarıldı. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “örgüt propagandasını basın yoluyla yapmak” suçlaması ile ifadesi alındı. Ardından adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Gazeteci Hayri Demir ise 26 Ocak 2018’de Ankara Adliyesi’ne getirildi. Savcılık huzuruna çıkarılmadan aynı gerekçelerle tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Nöbetçi hakimlik Hayri Demir’in, yurtdışına çıkış yasağı ile serbest bırakılmasına karar verdi.

İddianame Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı savcılarından Muhammet Akif Ongun tarafından 9 Nisan 2018’de tamamlandı. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameyi 14 Mayıs 2018’de kabul etmesi ile dava açıldı. Yargılamanın ilk duruşması için 6 Eylül 2018 tarihi belirlendi.



Next Trial: Nov. 22, 2018, 10:40 a.m.


Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında mahkeme heyeti, Muhammet Karaca başkanlığında üye hakimler Ali Rıza Doğmuş ve Oğuzhan Bülent Ataalp’den oluştu.

Duruşma kimlik tespiti ile başladı. Gazeteci Sibel Hürtaş ve Hayri Demir’in savunması SEGBİS sistemi ile kayıt altına alındı.

Gazeteci Demir’in savunmasının satır başları şöyle:

“Bu yargılama konusu olan soruşturmanın tamamı gazetecilik faaliyetimdir. Attığım tweetler haber niteliğinde olup tamamen gazetecilik faaliyetinin bir parçasıdır. Soruşturmaya konu olan paylaşımlarım henüz operasyon başlamamışken yapılan ve birçok yerde yayımlanan haberlerdir. Soruşturma dosyasındaki tutanaklarda operasyonunu karaladığım iddia ediliyor, bununla suçlanıyorum. Ancak operasyon 20 Ocak’ta benim paylaşımlarım ise 19 Ocak’ta yapılmış. Başlamayan operasyonu nasıl karalamış olabilirim?”

Demir, suçlama konusu yapılan beş paylaşımın aynı içerikte olduğunu beyan edip, çeşitli medya organlarında yayınlanan 19 haberi heyete sundu. Demir savunmasına şöyle devam etti:

“Soruşturma konusu olan tweet’ler toplamda 111 kelime, 700 karakterden oluşuyor. 700 karaktere yani 700 harfe karşılık hakkımda 3 bin 780 gün hapis cezası isteniyor. Her bir harf için 6 gün hapsim isteniyor. Gazetecilik faaliyeti bu kadar ağır bir ‘suç’ mu? Bunlar tamamıyla bir gazeteciliktir. Habercilik 5N1K kuralıyla yapılır. Bu unsular Ne zaman, ne, nasıl, neden, nerede ve kim sorularına yanıt arar? Bir bilgi, olay haberleştirilecekse bu unsurları taşımak, içermek zorundadır. Mesleğini bu kuralla icra eden bir gazeteci, bunu yaptığı için yargılanamaz ve sorumlu tutulamaz. Tüm bu faaliyetlerim gazeteciliktir, yazdıklarımın tamamı gazetecilik faaliyetidir. Bu faaliyet suç olarak görülemez, cezalandırılamaz. bunun adı gazeteciliktir, gazetecilik suç değildir.”

Gazeteci Sibel Hürtaş ise savunmasını şu ifadelerle yaptı:

“Hesabımdan hem muhaliflerin hem de iktidarın fikirlerini gösteren haber tweetlerini paylaştım. Ben her iki tarafı da yayınlarıma taşıdım. Ama şimdi propagandadan yargılanıyorum Birinin haberlerini twitter’da RT etmek o görüşe katılmak anlamına gelmiyor. Ben haber vermek adına onları paylaştım. Tarafsız bir gazetecilik olarak faaliyette bulundum. Tarafsızlık gazeteciliğin birinci ilkesi sizin elinizde cımbızlanmış kısmı var. Benim yaptığım iş gazeteciliktir. Tek sesli yayın yapsaydım propaganda yapmış olacaktım. Ama ben tek düşünce değil, herkesin fikrini kamuoyuna taşıyorum. Mantıksal açıdan bu iddianameye yaklaşmam mümkün değil. Dosyadaki suç unsurları arasına bir yaşındaki oğlumun fotoğrafının konulması da trajikomiktir. Ben 20 yıllık gazeteciyim. Bunun uzun yılları bu koridorlarda geçti. Bu adliyede adliye muhabirliği yaptım. Ama kendi iddianamemi anlamıyorum. Okuyorum, neyle suçlandığını bilmiyorum. Gazeteci olarak bu iddianame gelseydi haber değeri yok diye yapmazdım. Savunmam 3 kelime olacak. Gazetecilik suç değildir.”

Hayri Demir’in avukatı Ebru Akkal ise “Demir, tamamen gazetecilik faaliyetleri nedeniyle burada yargılanmaktadır. Ev araması sırasında müvekkilimin yaptığı röportaja bile suç unsuru olarak el konulmuştur. Bu faaliyetlerin tamamı gazetecilik kapsamında olup, yargılama konusu yapılamaz” dedi.

Savcı Nuri Gül, tutuklu Lezgin Tekay, Saim Serin ve Barış Ceyhan’ın tutuklulukta geçirdiği sürenin dikkate alınarak tahliye edilmelerini istedi.


Mahkeme sanıkların ev aramalarında el konulan dijital materyallerinin iadesine karar verdi. Ayrıca, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazılarak, suçlamaya delil olarak iddianameye konulan sosyal medya paylaşımlarının hangi tarihte gerçekleştirildiğine yönelik rapor istenmesini kararlaştırdı.

Yurtdışı yasağının devam etmesine karar verdi.

Heyet, üç tutuklu sanığın tahliyesine karar vererek, davanın ikinci duruşmanı 22 Kasım 2018 saat 10.40’a erteledi.


Duruşma Öncesi

Ankara Sıhhiye’deki Adliye’ye x-ray cihazından kemerler ve çantalar ayrı ayrı olmak üzere yoğun bir güvenlik aramasından geçilerek girildi. Duruşma saati 09.30 olarak belirlenmişti, ancak duruşma saat 10.00 sularında başladı. Duruşmanın görülmesi için mahkemeye ait olmayan bir duruşma salonu belirlenmişti. Bu yüzden duruşma salonunun hangi mahkemenin orada çalıştığına dair bir tabela da yerleştirilmemişti.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşma salonu küçüktü. İzleyiciler için altı sıra ayrılmıştı. 11 sanıklı yargılama için sanıklara altı sandalye uygun görülmüştü. Tutuklu sanıklar da jandarma eşliğinde oturdukları için bazı sanıklar izleyici sırasında oturmak zorunda kaldı. Mahkeme heyeti başkanı Muhammet Karaca sadece dört izleyicinin salona girmesine izin verdi. Ayrıca izleyicilerin ayakta durmasına da izin vermedi. Duruşma salonunun kapısı açık bırakıldı. Salona alınmayan gazeteciler ve diğer izleyiciler duruşmayı kapı eşiğinden izlemek zorunda kaldı.

Duruşma Katılım

Duruşmaya sanıkların avukatları, ayrıca gazeteci olan sanıkların avukatları Ebru Akkal katıldı. Tutuklu sanıklar ise jandarma eşliğinde getirildi ve kendilerini bu şekilde savundu. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmayı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ankara Şube Başkanı Çınar Livane Özer, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu’nun yanı sıra çok sayıda gazeteci izledi.

Genel Gözlemler

Jandarma, tutuklu sanıkların yanı başında kelepçelerini birbirine vurarak ses çıkardı. Öte yandan tutuklu sanıklara su verilmemesi dikkat çekti. Mahkeme heyeti sıklıkla sanıkların beyanlarını bölerek araya girdi. Mahkeme heyeti başkanı Karaca duruşma boyunca sert bir tutum sergiledi. Avukatların duruşma salonunun küçüklüğüne dair itirazları ve yer değişikliği talepleri reddedildi. Hakim Karaca, söz almak isteyen avukatlara sık sık “düzeni bozacak yorumda bulunmayın” uyarısında bulundu. Hakim Karaca ayrıca “Mahkeme düzeninden ben sorumluyum” uyarısında bulundu. İzleyici sırasında oturmak zorunda kalan sanıklar, sıraları geldiğinde, savunma yapmak için sanık bölümüne geçmek zorunda kaldı.

Hayri Demir, Sibel Hürtaş - Afrin Operation Social Media Trial (Indictment)

Hayri Demir, Sibel Hürtaş - Afrin Operation Social Media Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Hayri Demir, Sibel Hürtaş - Afrin Operation Social Media Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)

Hayri Demir, Sibel Hürtaş - Afrin Operation Social Media Trial 3. Standing (Minutes of the Hearing)

Hayri Demir, Sibel Hürtaş - Afrin Operation Social Media Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)

Hayri Demir, Sibel Hürtaş - Afrin Operation Social Media Trial 5. Standing (Minutes of the Hearing)