Sinan Aygül

Sinan Aygül - “Membership of an Armed Terrorist Organization” Trial

Bitlis Emniyet Müdürlüğü, “PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin deşifresine yönelik” inceleme başlattı. Bitlis Emniyeti, aralarında Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) Bitlis muhabiri Sinan Aygül’ün de olduğu 30 kişinin ismini Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdi. Aygül ve diğer kişilerin “Bitlis ve ilçelerinde KCK yapılanması adı altında eylem ve faaliyetlerde bulundukları” iddia edildi.

Aygül hakkında, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Aygül, bu soruşturma kapsamında; 19 Ocak 2011’de, İstanbul’da gözaltına alındı. Soruşturmanın yürütüldüğü Bitlis’e götürüldü. Bitlis Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki gözaltı işlemleri dört gün sürdü. Kendisi ile birlikte 17 kişi daha gözaltına alınmıştı. Emniyette, susma hakkını kullandı.

Daha sonra adliyeye çıkarıldı. Soruşturma dosyası üzerinde gizlilik kararı alındı. Bu nedenle hakkındaki suçlamaları, savcılık aşamasında kendisine okunana kadar öğrenemedi.

Savcılıktaki sorgusunda, suçlamaları kabul etmedi. Dicle Haber Ajansı’nda ve Taraf Gazetesi’nde muhabir olarak çalıştığını, kendisine ait internet sitesinde haberler yaptığını belirtti. Ayrıca Bitlis’teki Tatvan Belediyesi’nin basın bürosunda çalıştığını dile getirdi. Kendisinin Fırat Haber Ajansı’na (ANF) çalışmadığını ancak çalıştığı DİHA’nın ANF’ye haber geçtiğini belirtti. “Gazetecilik görevi dışında başka bir meşguliyetinin olmadığını” söyledi. “KCK yapılanması doğrultusunda yürütmede veya başka bir organda görev almadığını” dile getirdi.

23 Ocak 2011’de, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması ile tutuklandı. Van F Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Tutukluluğunun yaklaşık altı ayını Van F Tipi Cezaevi’nde geçirdi. Daha sonra Muş E Tipi Cezaevi’ne nakledildi.

Hakkındaki iddianamenin tamamlanmasını, yaklaşık 14 ay boyunca hapishanede bekledi. İddianame, 16 Mart 2012 tarihinde tamamlandı.

Kapatılan Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) Bitlis muhabiri Sinan Aygül hakkındaki iddianame, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16 Mart 2012 tarihinde tamamlandı.

İddianamede; “PKK ve KCK’nın tarihsel gelişimi,” “KCK faaliyetleri” ve “PKK, KCK terör örgütünün Bitlisli ve ilçelerindeki faaliyetleri” ile ilgili iddialar sıralandı. İddianamede, KCK’nın; Yargıtay’ın Aralık 2011 tarihinde aldığı kararla “terör örgütü olarak kabul edildiği” belirtildi.

İddianamede, Aygül’ün; “PKK/KCK terör örgütünün şehir yapılanması içerisinde, sözde kent meclisi yürütmesinde görev aldığı” iddia edildi. “Aynı zamanda, terör örgütünün yayın organları olan medya kuruluşlarında muhabirlik yaptığı” ileri sürüldü. İddianamede, Aygül için, sık sık; “basın muhabiri olarak çalışan” ifadeleri kullanıldı.

İddianamede, ayrıca, Aygül’ün; “terör örgütünün ve Roj TV’nin muhabirliğini yaptığı” iddia edildi. “Terör örgütü adına yapılan birçok eylem ve faaliyetin içinde bulunarak, etkinliklere gazeteci sıfatı ile katıldığı, ancak örgütün çıkarları doğrultusunda habercilik yaptığı” ileri sürüldü. Aygül’ün, “terörist cenazelerini organize ettiği ve katıldığı” öne sürüldü.

Tüm bu suçlamalar, Bitlis’te düzenlenen bazı toplantılarda yürütülen ortam dinlemesi işleminden elde edilen tape kayıtları ile delillendirildi. Toplantılardan bazılarına Bitlis ilçe belediye başkanları ve başkan yardımcılarının da katıldığı görüldü.

Aygül’ün, aynı iddianamede sanık olarak yer alan ancak gazeteci olmayan kişilerle yaptığı telefon görüşmelerinin tape kayıtları da sıralandı. Tape kayıtlarından birinde, Aygül’ün yazacağı bir haber için yönelttiği soruları “talimat almak için sorduğu” ileri sürüldü. Bu kişi ile konuşmalarının, Aygül’ün; “terör örgütünün muhabirliğini yaptığının bir göstergesi olduğu” iddia edildi. İddianameye aktarılan tape kayıtlarında, “Sinan” isminin yanına “Sinan Aygül, muhabir” ifadelerinin yazıldığı görüldü.

Aygül’ün, iddianamede sanık olarak yer alan ancak gazeteci olmayan sanıklardan biriyle, yazacağı bir haber ile ilgili konuşmasında, Aygül’ün sorduğu soruları “talimat almak için sorduğu” iddia edildi. Aygül’ün bu kişi ile konuşmasının, “Aygül’ün terör örgütünün muhabirliğini yaptığının bir göstergesi olduğu” ileri sürüldü.

Aygül’ün bu kişilerle “hiyerarşik yapılarla birbirlerine bağlı olduğu ve örgütsel faaliyetten dolayı yakalanarak haklarında adli işlem yapılmakta olan şahısları, örgüt adına sahiplenmek ve hukuki yardımda bulunmak üzere çalışmalar yaptığı” öne sürüldü.

İddianamede, Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) “Güroymak’ta polis ile göstericiler arasında çatışma çıktı” başlığı ile yayımlanan habere de yer verildi. Bu haber için, yine iddianamede sanık olarak yer alan, gazeteci olmayan bir kişi ile konuşması üzerinden, Aygül’ün; “böyle bir eylemin gerçekleşeceğinden haberdar olduğu” iddia edildi. “Olayların başlamasından bir dakika sonra internette haber yapılmasının, bu olayın şahıslar tarafından tertiplendiğini ve Aygül’ün terör örgütünün muhabirliğini yaptığını gösterdiği” ileri sürüldü.

İki gizli tanığın, “Aygül’ün kent meclisi toplantılarına basın sorumlusu olarak katıldığını” iddia ettiği ifadeleri de iddianameye aktarıldı.

İddianamede sanık olarak yer alan ancak gazeteci olmayan bir kişinin, yine gazeteci olmayan iki kişi ile Aygül’ün telefonu üzerinden görüşmesi de Aygül aleyhinde delil olarak kabul edildi.

Yine Aygül’ün başka bir gazeteciyle, düzenlenecek bir cenaze töreni ile ilgili konuşması da iddianameye aktarıldı. Aynı törende yaşananları, telefon üzerinden Roj TV’ye aktarması da iddianamedeki deliller arasında yer aldı. Aygül’ün, “örgütün kanalı niteliğinde olan Roj TV’ye bağlanarak örgütsel haberleri aktardığı” ileri sürüldü.

Aygül’ün “27 Haziran 2010 tarihinde, Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Barış ve Demokrasi Partisi ilçe başkanlığında yapılan kent meclisi toplantısına katıldığı” iddia edildi. Bu iddia toplantı sırasında elde edilen ortam dinlemesi kayıtlarına dayandırıldı.

İddianamede, Aygül’ün; “KCK’nın Bitlis yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiği,” “PKK/KCK terör örgütünün hiyerarşik yapısı içeresinde aktif olarak yer alan üyesi olduğu” ileri sürüldü.

İddianamede, Aygül; Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddeleri uyarınca “silahlı terör örgütüne üye olmakla” suçlandı. Hakkında yedi yıl altı aydan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ayrıca, Aygül’ün; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki “belirli haklardan yoksun bırakılması” da talep edildi.

İddianame, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Kapatılan Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) Bitlis muhabiri Sinan Aygül’ün yargılanmasına Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

Yargılama süreci içinde sunulan esas hakkındaki mütalaada, Aygül’ün; “terör örgütünün ve Roj TV’nin muhabirliğini yaptığı” iddia edildi. “Terör örgütü KCK’nın kent meclisinde görev aldığı” ileri sürüldü. Mütalaada, Aygül’ün; “terör örgütün adına yapılan birçok eylem ve faaliyetin içinde bulunarak etkinliklere gazeteci sıfatı ile katıldığı” ileri sürüldü. “Örgütün çıkarları doğrultusunda habercilik yaptığı” iddia edildi. Aygül’ün, “KCK’nın Bitlis yapılanması içerisinde PKK/KCK terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde aktif olarak yer aldığı ve terör örgütü üyesi olduğu” iddia edildi. “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması ile cezalandırılması talep edildi.

Yargılama devam ederken, 6 Kasım 2012 tarihinde, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

Yargılama, 3 Aralık 2012 tarihinde tamamlandı.

Aygül, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması ile 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezada, “yargılama sürecindeki olumlu davranışı göz önüne olarak” altıda bir oranında indirim yapıldı. Sonuç olarak, Aygül hakkında; 10 yıl hapis cezası kararı verildi.

Yargıtay Süreci

Gazeteci Sinan Aygül hakkındaki hapis cezası kararı, avukatları tarafından Yargıtay’a taşındı. Yargıtay, hapis cezası kararını bozdu.

Yeniden Yargılama Süreci

Yargıtay’ın bozduğu hapis cezası kararını veren Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, “özel yetkili” bir mahkemeydi.

30 Haziran 2004’te kurulan Özel Yetkili Mahkemeler, Kamuoyunda, “3. Yargı Paketi” olarak bilinen Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi ile 5 Temmuz 2012 tarihinde kapatıldı. Kapatılma kararı ile özel yetkili mahkemelerde görülen davaların, suçun işlendiği iddia edilen yerdeki ağır ceza mahkemelerinde devam etmesi kararlaştırıldı.

Yargıtay’ın bozma kararı ile birlikte, yargılama dosyası özel yetkisi kaldırılan Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne değil Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Yeniden başlayan yargılama 17 Aralık 2020 tarihinde görülen duruşma ile devam etti. Aygül ve avukatı duruşmaya katılmadı. Duruşmada, gazeteci olmayan bazı sanıkların savunmaları alındı. Duruşma, savunmaları alınmayan gazeteci olmayan sanıkların, savunmalarının alınması için ertelendi.

Yeniden başlayan yargılamanın 25 Şubat 2021 tarihinde görülecek duruşma ile devam etmesine karar verildi.

36. Standing - Dec. 17, 2020


Duruşmanın saat 09.00’da başlaması gerekiyordu. Ancak saat 13.00’da, yargılanan sanıklar ve avukatları Bitlis Adliyesi’ne gelmemişti. Daha sonra avukatların duruşmaya katılmayacakları bilgisi alındı. Saat 15.00’da, duruşma başlamamıştı, avukatlar da adliyeye gelmemişti. Bu yüzden, duruşmada yaşananlara ilişkin bilgiye, daha sonra tamamlanan duruşma tutanağından erişilebildi.

Aygül ve avukatı duruşmaya katılmadı. Duruşmada, gazeteci olmayan bazı sanıkların savunmaları alındı.


Duruşma, savunmaları alınmayan gazeteci olmayan sanıkların, savunmalarının alınması için ertelendi.

Yeniden başlayan yargılamanın 25 Şubat 2021 tarihinde görülecek duruşma ile devam etmesine karar verildi.


Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Bitlis Adliyesi’nin iki giriş kapısı vardı.

Adliyenin ana giriş kapısına ulaşmak için, önce ön girişteki polis kulübesinde bulunan X-Ray cihazından geçmek gerekiyordu. Burada görevli memur, kimlik bilgilerini sisteme giriyordu. Sistemin onay vermesinin ardından, adliyenin ana giriş kapısına geçildi.

Ana kapıda ikinci kez x-ray taraması yapıldı. Bu kontrolü de geçtikten sonra, “danışma” bankosunun önünde görevli olan sivil memur tarafından Hayat Eve Sığar kodu kontrolü yapıldı.

Adliyeye, tüm bu arama ve taramalardan sonra girilebildi.

Bitlis Adliyesi, yeni ve taş bir mimariye sahip. Koronavirüs pandemisi karşısında alınan önlemler kapsamında adliyenin kafeteryası kapalıydı. Ancak, karton bardaklarla çay servisi yapılıyordu.

Adliye iki katlıydı ve tüm koridorları avluya bakıyordu. Ağır ceza mahkemelerinin tamamı, adliyenin ikinci katındaydı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği gözlemcisi takip etti.

Genel Gözlemler

Duruşmanın saat 09.00’da başlaması gerekiyordu. Ancak saat 13.00’da, yargılanan sanıklar ve avukatları Bitlis Adliyesi’ne gelmemişti. Daha sonra avukatların duruşmaya katılmayacakları bilgisi alındı. Saat 15.00’da, duruşma başlamamıştı, avukatlar da adliyeye gelmemişti.

Sinan Aygül - “Membership of an Armed Terrorist Organization” Trial (Reasoned Judgement)

Sinan Aygül - “Membership of an Armed Terrorist Organization” Trial 36. Standing (Minutes of the Hearing)

Press in Arrest is a database, monitoring, documentation and collective memory study of Press Research Association.
+90 (312) 945 15 56 | pressinarrest@gmail.com

Creative Commons License
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.