Utku Şengür

Evrensel Newspaper -Bilal Erdoğan Compensation Trial

Evrensel Gazetesi’nde 9 Mart 2014 tarihinde “Rüşvet ata sporumuzdur” başlık bir haber yayımlandı.

M. Utku Şengür imzasıyla yayımlanan haberde 17 Aralık’ta aralarında bakan çocuklarının da bulunduğu kimi isimlere dönük gerçekleştirilen yolsuzluk soruşturmasına dair ses kayıtlarına atıf yapılarak, rüşvetin Osmanlıdan günümüze bir gelenek olduğu belirtiliyordu. Söz konusu ses kayıtlarında dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan, operasyon sırasında oğlu Bilal Erdoğan’ı arayarak evdeki paraları bulundukları yerlerden taşımalarını, elden çıkartmalarını belirttiği ileri sürülüyordu.

Haberin yayımlanmasının ardından Erdoğan’ın avukatları Ahmet Özel, Ferah Yıldız, Hatice Özay, Sara Kanalka, Murat İlvan, Faruk Karagüzel tarafından gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Arif Koşar ve haberi yazan M. Utku Şengür’den şikayetti oldu.

Avukat Ahmet Özel imzasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine 21 Ekim 2016’da sunulan şikayet dilekçesinde haberdeki bilgi ve açıklamaların gerçek dışı olduğu, yanıltıcı ve Erdoğan’ın “haklarına, görev ve itibarına saldırı teşkil ettiğine” yer verildi. Dilekçede haberde, gazetecilik sınırlarının aşıldığı” belirtildi. Haberde “nefret” ve “kin” ifadelerine yer verildiği ileri sürüldü.

Dilekçede, söz konusu haber için Erdoğan’ın avukatları tarafından gazeteye yayınlanması için gönderilen tekzip metninin kabul edildiği ancak yayınlanmadığı belirtildi.

“Kişilik haklarına saldırı” gerekçesiyle 50 bin TL manevi tazminatın yasal failleri ile birlikte davalı Koşar ve Şengür’den tahsil edilmesi talep edildi.

Dilekçe İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından işleme konuldu. Koşar ve Şengür’ün avukatı Devrim Avcı Özkurt, dilekçede yazının bir basın yayın eylemi olduğunu, bunun da yasallara uygun olduğunu belirtti.

Özkurt, dilekçesinde aynı zamanda şunları dile getirdi: “Siyasal hayatımızın demokratikliğinin vazgeçilmez gereği olarak herkes aynı görüşe sahip olmak zorunda değildir. Dolayısıyla, kamuoyu önünde bulunan insanlar, politikacılar, yöneticiler, idareciler hakkında elbette her zaman onları öven haberler yer almayacaktır. Dava konusu haber bu kapsamda incelendiğinde, basın özgürlüğü sınırları içerisinde tamamen gazetecilik ilkelerine uygun olarak verildiği görülecektir.”

Özkurt, bu nedenlerle “haksız” olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etti.

Tazminat talepli davalarda asliye hukuk mahkemeleri görevlendirilir. Dava şikayet dilekçesi ile görülür; savcı iddianame hazırlamaz ve bu duruşmalara girmez.

Davanın karar duruşması 15 Ekim 2019’da görüldü. Karar duruşmasına Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen ile davalılar Koşar ve Şengür’ün avukatı Mustafa Söğütlü katıldı.

Yelmen, beyanında davanın kabülüne karar verilmesini talep etti.

Davalı avukatı Söğütlü ise söz konusu haberin zaman aşımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, haberin tamamen basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etti.

Hakim Hakan Çırak, ara vermeden açıkladığı kararında davanın zamanaşaımı nedeniyle reddine hükmetti.

4. Standing - Oct. 15, 2019


Evrensel Gazetesi’nde 9 Mart 2014 tarihinde “Rüşvet ata sporumuzdur” başlık bir haber yayımlandı.

M. Utku Şengür imzasıyla yayımlanan haberde 17 Aralık’ta aralarında bakan çocuklarının da bulunduğu kimi isimlere dönük gerçekleştirilen yolsuzluk soruşturmasına dair ses kayıtlarına atıf yapılarak, rüşvetin Osmanlıdan günümüze bir gelenek olduğu belirtiliyordu. Söz konusu ses kayıtlarında dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan, operasyon sırasında oğlu Bilal Erdoğan’ı arayarak evdeki paraları bulundukları yerlerden taşımalarını, elden çıkartmalarını belirttiği ileri sürülüyordu.

Haberin yayımlanmasının ardından Erdoğan’ın avukatları Ahmet Özel, Ferah Yıldız, Hatice Özay, Sara Kanalka, Murat İlvan, Faruk Karagüzel tarafından gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Arif Koşar ve haberi yazan M. Utku Şengür’den şikayetti oldu.

Avukat Ahmet Özel imzasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine 21 Ekim 2016’da sunulan şikayet dilekçesinde haberdeki bilgi ve açıklamaların gerçek dışı olduğu, yanıltıcı ve Erdoğan’ın “haklarına, görev ve itibarına saldırı teşkil ettiğine” yer verildi. Dilekçede haberde, gazetecilik sınırlarının aşıldığı” belirtildi. Haberde “nefret” ve “kin” ifadelerine yer verildiği ileri sürüldü.

Dilekçede, söz konusu haber için Erdoğan’ın avukatları tarafından gazeteye yayınlanması için gönderilen tekzip metninin kabul edildiği ancak yayınlanmadığı belirtildi.

“Kişilik haklarına saldırı” gerekçesiyle 50 bin TL manevi tazminatın yasal failleri ile birlikte davalı Koşar ve Şengür’den tahsil edilmesi talep edildi.

Dilekçe İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından işleme konuldu. Koşar ve Şengür’ün avukatı Devrim Avcı Özkurt, dilekçede yazının bir basın yayın eylemi olduğunu, bunun da yasallara uygun olduğunu belirtti.

Özkurt, dilekçesinde aynı zamanda şunları dile getirdi: “Siyasal hayatımızın demokratikliğinin vazgeçilmez gereği olarak herkes aynı görüşe sahip olmak zorunda değildir. Dolayısıyla, kamuoyu önünde bulunan insanlar, politikacılar, yöneticiler, idareciler hakkında elbette her zaman onları öven haberler yer almayacaktır. Dava konusu haber bu kapsamda incelendiğinde, basın özgürlüğü sınırları içerisinde tamamen gazetecilik ilkelerine uygun olarak verildiği görülecektir.”

Özkurt, bu nedenlerle “haksız” olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etti.

Tazminat talepli davalarda asliye hukuk mahkemeleri görevlendirilir. Dava şikayet dilekçesi ile görülür; savcı iddianame hazırlamaz ve bu duruşmalara girmez.

Davanın karar duruşması 15 Ekim 2019’da görüldü. Karar duruşmasına Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen ile davalılar Koşar ve Şengür’ün avukatı Mustafa Söğütlü katıldı.

Yelmen, beyanında davanın kabülüne karar verilmesini talep etti.

Davalı avukatı Söğütlü ise söz konusu haberin zaman aşımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, haberin tamamen basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etti.

Hakim Hakan Çırak, ara vermeden açıkladığı kararında davanın zamanaşaımı nedeniyle reddine hükmetti.


09:50’de başlaması beklenen duruşma yaklaşık 20 dakika geç başladı. Mahkeme hakiminin yerini alması ile başlayan duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada ilk olarak söz alan davacı Bilal Erdoğan’ın avukatı Ela Ezgi Yelmen “İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın duruşmasında karar çıktı” diyerek, söz konusu kararı mahkeme hakimine sundu.

Ardından söz alan davalı Evrensel gazetesi Avukatı Mustafa Söğütlü, “Zamanaşımı itirazımızı tekrarlıyorum. Yapılan yayın tamamen basın özgürlüğü kapsamındadır. Davanın reddine karar verilsin” dedi.

Son sözü sorulan Erdoğan’ın avukatı Yelmen, davanın kabulünü isterken, Evrensel gazetesi avukatı Söğütlü ise davanın reddini istedi.


Duruşma Öncesi

Adliye girişine girişlerinde yurttaşlar ve gazeteciler X-Ray cihazından geçirildi. Duruşma salonunun önünde herhangi bir güvenlik bariyeri ve güvenlik çalışanı yoktu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ile Pressinarrest izledi.

Duruşma Salonunun Koşulları

Duruşma salonu ufak bir salondu. Taraf avukatları ve izleyiciler için yer ayrılmıştı.

Genel Gözlemler

Davada her hangi bir ihlal ya da olumsuzluk yaşanmadı.


Hakim Hakan Çırak, ara vermeden açıkladığı kararında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verdi.

Evrensel Newspaper -Bilal Erdoğan Compensation Trial (Şikayet Dilekçesi)

Evrensel Newspaper -Bilal Erdoğan Compensation Trial 4. Standing (Minutes of the Hearing)