Yasin Kobulan

Yasin Kobulan - Social Media Trial

Kobulan, hakkında sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Kobulan, Kasım 2016’da açılan soruşturmadan farklı bir konuda ifade vermek için gittiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde haberdar oldu. Kobulan, soruşturma kapsamında Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde ifade verdi.

Kobulan’ın sosyal medya paylaşımları “örgüt propagandası yapmak” kapsamında değerlendirildi.

Soruşturma sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Yavuz Şahin tarafından iddianame hazırlandı.

İddianamede Kobulan’ın Facebook hesabından yaptığı altı paylaşıma yer verildi. “Suç unsuru” olarak değerlendirilen paylaşımlar şöyle:

“28 Ağustos 2015 tarihli paylaşımda terör örgütünü simgeleyen bez parçalarının bulunduğu resimlerin fotoğrafını paylaşarak ‘Şırnak’ta polisin katlettiği 16 yaşındaki Adem İrtegün on binlerin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı’ şeklinde yorum yazdığı.
“5 Eylül 2015 tarihinde ‘Nur Cudi, Sur ve Yafes mahallelerindeki abluka devam ediyor. Halk ablukaya karşı sokağa çıkmış durumda’ şeklinde yorum ve paylaşımda bulunduğu.
“5 Eylül 2015 tarihinde güvenlik görevlileriyle çıkan çatışmada öldürülen bir teröristin resmini paylaşarak ‘Dersim’de üzerindeki bombayı patlatan gerilla ve çatışmada yaşananlar’ şeklinde paylaşımda bulunduğu.
“8 Eylül 2015 tarihinde ‘Polisler Cizre’de Dörtyol Nur Mahallesi Ersin Sokak’ta rastgele evleri tarıyor’ şeklinde yorum ve paylaşımda bulunduğu.
“11 Eylül 2015 tarihinde ‘Yüksekova’da valiliğin sokağa çıkma yasağını tanımayan halk alanlara çıkarak direnişe geçti’, ‘Cizre’de 10 yaşındaki Selma Ağır keskin nişancılar tarafından katledildi’ şeklinde yorum ve paylaşımda bulunduğu.
“17 Ekim 2015 tarihinde PKK lideri Apo’nun –Abdullah Öcalan- resimlerinin olduğu ve örgütü simgeleyen bez parçalarının resimlerinin olduğu fotoğrafları paylaşarak ‘Yüksekova’da dün polislerce katledilen Diyar Ertaş ve Diyar Akın ile Şemdinli’de çıkan bir çatışmada yaşamını yitiren YPG’li Zanyar Muhammedpour (Erdalan Şaho) otuz bini aşkın kişinin katıldığı cenaze töreniyle…’ şeklinde yorum ve paylaşımda bulunduğu.

İddianamede, paylaşımlar için şu değerlendirme yapıldı:

“TSK tarafından Güneydoğu’da terör örgütüne yönelik operasyonları katliam şeklinde göstererek ve terör örgütünün şiddet içerikli eylemlerini haklı gösterecek, meşru gösterecek şekilde paylaşımlar yaparak üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varıldığı.”

Bu gerekçelerle Kobulan’ın 13 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılması talep edildi.

İddianamenin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından Kobulan hakkında dava açıldı.

Davanın ilk duruşması için 26 Aralık 2018 günü verildi. Duruşma savcısı Mustafa Güner “sanığın silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan 3713 sayılı TMK 7/2 (ikinci cümle), TCK 43/1 ve 53 maddeleri uyarınca” cezalandırılmasını talep etti.

Yargılamanın 8 Mart’ta görülen ikinci duruşmasında karar çıktı.

Kobulan’ın “Terör örgütü propagandası” yapmak suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

Karar, bir yıllık cezanın “eylemi basın yoluyla gerçekleştirdiği” gerekçesiyle artırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına, “atılı suçu birden fazla işlediği” gerekçesiyle artırım yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına, “duruşmaya yansıyan davranışlarda olumsuz durum olmadığından” yapılan indirimle 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çevrilmesiyle belirlendi.

2. Standing - March 8, 2019


Mezopotamya Ajansı muhabiri Yasin Kobulan, 2015 yılında sosyal medyadan yaptığı altı paylaşım nedeniyle yargılanıyor. Söz konusu paylaşımlar, Kobulan’ın kapatılan Dicle Haber Ajansı’nda çalıştığı sırada sokağa çıkma yasakları süresince yaşananlara dair haberlerden oluşuyor.

Kobulan emniyet ve savcılık sorgusunda paylaşımların haber kaynak sitelerinden alıntı olduğunu, gazetecilik yaptığını, haber sitelerindeki paylaşımları kamuoyuna aktardığını, paylaşılan haberler ve yorumların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmedi.

Savcı Yavuz Şahin’in 1 Ekim 2018 tarihli iddianamesinde Kobulan’ın “Şüphelinin TSK tarafından Güneydoğuda terör örgütüne yönelik operasyonları katliam şeklinde göstererek ve terör örgütünün şiddet içerikli eylemlerini haklı gösterecek, meşru gösterecek şekilde paylaşımlar yaparak üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varıldığı” sonucuna ulaştı.

İlk duruşma 26 Aralık 2018’de görüldü. Duruşma savcısı Mustafa Güner “sanığın silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan 3713 sayılı TMK 7/2 (ikinci cümle), TCK 43/1 ve 53 maddeleri uyarınca” cezalandırılmasını talep etti.

Yargılamanın ikinci duruşmasında Kobulan’ın “Terör örgütü propagandası” yapmak suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.


Mahkeme heyeti Utku Ercan başkanlığında üye hakimler Ahmet Tarık Çiftçioğlu ve Hasibe Doğan’dan oluştu.

Savcı Mustafa Güner, önceki duruşmada verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrar ettiğini söyledi. Yasin Kobulan’ın avukatı Özcan Kılıç, Columbia Üniversitesi’nden gelen heyetin hocalarının referans mektubunu heyete sundu.

Özcan Kılıç, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında yazılı olarak dosyaya sundukları savunmayı özetledi. Yasin Kobulan’ın sosyal medya kullanıcısı olarak değil gazeteci olarak paylaşım yaptığını, paylaşımların haber olduğunu anlattı. Propaganda amacının bulunmadığını söyledi. Haberlerin yayımlandığı Dicle Haber Ajansı’nın avukatı olarak, söz konusu haberlere dönük propaganda değil, TCK 301. Maddeden davalar açıldığını anlattı.

Haberlerin konusu olan olaylara dair Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin raporunu mahkemeye sunduklarını belirtti.

Müvekkilinin gazeteci olmasına bakılması gerektiğini, suçun unsurlarının oluşmadığını söyleyerek beraat talep etti.

Avukat Sercan Korkmaz da Kobulan’ın gazeteciliği görevi gereği paylaşımları yaptığını, paylaşımların BM raporunda yer alan durumlara dair haberler olduğunu belirtti. Dosyanın bu yönüyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Suçun oluşmadığından hareketle beraat talep etti.
Avukat beyanlarının ardından heyet karar için 14.37’de duruşmaya ara verdi. 14.46’da karar açıklandı.


Mahkeme, Kobulan’ın “Terör örgütü propagandası” yapmak suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

Karar, bir yıllık cezanın “eylemi basın yoluyla gerçekleştirdiği” gerekçesiyle artırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına, “atılı suçu birden fazla işlediği” gerekçesiyle artırım yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına, “duruşmaya yansıyan davranışlarda olumsuz durum olmadığından” yapılan indirimle 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çevrilmesiyle belirlendi.


Duruşma Öncesi

14.00’te başlaması belirtilen duruşma 14.25’te başladı. Cuma gününe denk gelen duruşma nedeniyle heyetin cuma namazında olduğu konuşuluyordu. Kobulan’ın katılmadığı duruşmada avukatları ve izleyiciler salona alındıktan sonra bir süre daha heyeti bekledi. Salona gelen savcı ve bir üyenin diğer üyeler gelene dek sohbet ettiği görüldü.

Mahkeme Salonu Koşulları

Salon, İstanbul Adliyesi’ndeki standart salonlardandı. Seyirciler için 30 kişilik sandalye vardı.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi dava izleme programından dört kişi ve bir çevirmenleri, International Press Institute (Uluslararası Basın Enstitüsü /IPI) Türkiye Savunuculuk Koordinatörü Caroline Stockford ve beş gazeteci takip etti. Yasin Kobulan duruşmaya katılmadı. İki avukatı duruşmadaydı.

1. Standing - Dec. 26, 2018


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu Savcısı Yavuz Şahin, 1 Ekim 2018 tarihinde, Mezopotamya Ajansı muhabiri Yasin Kobulan hakkında sosyal medya paylaşımlarını delil göstererek, “zincirleme biçimde terör örgütü propagandası yaptığı” suçlamasıyla iddianame hazırladı. Gazeteci Kobulan hakkında yürütülen 2018/102806 No’lu soruşturma, Diyarbakır’da görevli bir askeri yetkilinin, “terör örgütüne hedef gösterildiği” şikâyeti üzerine başlatıldı. Yetkisizlik kararıyla İstanbul’a gönderilen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan Yasin Kobulan’a, sosyal medya hesaplarındaki haber paylaşımları nedeniyle “terör örgütü propagandası” suçlaması yöneltildi.

Savcı Yavuz Şahin’in hazırladığı 2018/7114 No’lu iddianamede, Kobulan’ın 2015 yılında Facebook hesabından paylaştığı altı haberi suçlamanın delili olarak gösterildi. İddianamede söz konusu haber paylaşımlarına dayanarak Kobulan’ın, “TSK’nın (Türk Silahlı Kuvvetleri) Güneydoğu’da terör örgütüne yönelik operasyonlarını katliam gibi göstererek, terör örgütünün şiddet eylemlerini ise haklı ve meşru gösterecek şekilde paylaşımlarda bulunarak propagandasını yaptığı” ileri sürüldü.

İddianame İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı.



Next Trial: March 8, 2019, 2 p.m.


Hakim Ahmet Tarık Çiftçioğlu başkanlığında üye hakimler Hasibe Doğan ve Şule Yıldız’dan oluşan mahkeme heyetinin yerini almasıyla duruşma belirlenen saatinde başladı. Duruşma 15 dakika kadar sürdü. Kimlik tespitinin ardından iddianameyi özetleyen ve suçlamaları hatırlatan Mahkeme Başkanı Ahmet Tarık Çiftçioğlu, yargılanan gazeteci Yasin Kobulan’a “Buyrun sizi dinliyoruz” diyerek savunmasını yapması için söz verdi.

Gazeteci Kobulan savunmasında, hakkındaki soruşturmanın paylaşımların yapıldığı 2015 yılında Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olarak görev yapan Musa Çitil’in şikayeti üzerine başlatıldığını anlattı. Suçlamaya dayanak oluşturan sosyal medya paylaşımlarının, 2015’te gazeteci olarak görev yaptığı Diyarbakır’da yaptığı haberler olduğunu ve gazetecilik faaliyeti olduğunu vurguladı. Hakkındaki şikâyetin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yetkisizlik kararı verilerek şu anda görev yaptığı İstanbul’a gönderilmesi üzerine avukatlarıyla birlikte ifade vermek amacıyla gittiği İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde sosyal medya paylaşımlarının dosyaya eklendiğini kaydetti.

Kobulan, savunmasında şunları söyledi: “Soruşturmanın asıl başlangıcı dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Musa Çitil’in yapmış olduğu suç duyurusudur. Suç duyurusuna konu olan haber ana akım medyada yer alan haberlerin derlemesinden oluşuyor. Bu haberle kişiyi hedef gösterdiğimiz iddia ediliyor. Ancak hedef gösterme amacı söz konusu değil. Tamamıyla gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığım bir haberdir. İfade vermeye gittiğimde emniyette iki saat bekletildikten sonra sosyal medya paylaşımlarım gerekçe gösterilerek ‘örgüt propagandası’ iddiasıyla yeni bir soruşturma açıldı. Söz konusu paylaşımlar bana ait. Birçoğu haber linki içeriyor. Tüm paylaşımlarım haber konusu ve gazetecilik faaliyetidir. Bir suçlama söz konusu ama paylaşımlarımın aksini iddia eden herhangi bir soruşturma yahut da kovuşturma söz konusu değil. Eğer ki bir suçlamada bulunulacaksa söz konusu paylaşımlarda yer alan iddiaların da incelenmesi gerekiyordu. Ne yazık ki böyle bir şey yapılmaksızın soruşturma açıldı. Suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum.”

Savunmasının ardından Mahkeme Başkanının, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce hazırlanan raporu okuduğu gazeteci Kobulan, aleyhine hususları kabul etmediğini beyan etti. Mahkeme Başkanı Çiftçioğlu, Kobulan’a “eyleminin sübutu halinde” hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediğini sordu; Kobulan istediğini beyan etti.

Daha sonra söz alan gazeteci Yasin Kobulan’ın avukatı Sercan Korkmaz, söz konusu soruşturmanın hukuksuz bir biçimde başlatıldığını ifade ederek, iddianamede yer verilen sosyal medya paylaşımlarının haber niteliği taşıdığını ve müvekkilinin örgüt propagandası yapmak kastı bulunmadığını söyledi.

Duruşmada beyanda bulunan Kobulan’ın avukatlarından Özcan Kılıç da soruşturmanın hukuksuz bir biçimde başlatıldığını yeniden belirterek başladığı savunmasında, söz konusu sosyal medya paylaşımlarının haber niteliği taşıdığını ve çalıştığı haber ajansının haberleri olduğunu hatırlattı. Suçlamaya konu haberlerin yayınlandığı haber ajansının da avukatlığını yaptığını belirten avukat Kılıç, “Bu haberlere soruşturma bile açılmadı. Burada da müvekkilim doğrudan haberleri paylaşmış, bir yorumda bulunmamış. Suç unsuru yok. Soruşturma usule uygun yapılmamış” dedi.

Avukatlar Korkmaz ve Kılıç savunmalarını ise esas hakkındaki mütalaanın ardından yapacaklarını belirtti.

Mütalaası sorulan duruşma savcısı Mustafa Güner ise yargılanan gazetecinin savunması ve avukatlarının beyanlarına dair bir diyeceği bulunmadığını belirterek, esas hakkındaki mütalaasını önceden hazırladığını söyledi ve dosyaya sundu. Yargılamanın karar aşamasının öncesinde, o ana kadarki yargılama safahatı gözetilerek sunulan esas hakkındaki mütalaasını ilk duruşma bile görülmeden önce hazırlayan savcı, Yasin Kobulan’ın iddianamede isnat edilen suçlardan cezalandırılmasını istedi.

Duruşma savcısı Güner, henüz yargılamanın yapılmadığı, delil tartışmasının gerçekleşmediği, lehte delillerin sunulmadığı davanın öncesinde hazırladığı esas hakkındaki mütalaasında, sadece iddianamedeki suçlamalara dayandı. Savcı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay 16. Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile AİHM’in “terör örgütü propagandası” suçuyla ilgili bazı kararlarına ve belirlediği kriterlere yer verdi.

Savcının esas hakkındaki mütalaasını sunması üzerine Mahkeme Başkanı, yargılanan gazeteci Yasin Kobulan’a savunmasını sordu. Kobulan, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması için süre istedi.

Kobulan’ın daha sonra söz alan avukatları Sercan Korkmaz ve Özcan Kılıç da esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre talep etti.


Mahkeme heyeti, Yasin Kobulan’a ve müdafilerine esas hakkında ve mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre tanıyarak duruşmayı 8 Mart 2019 tarihine, saat 14.00’a bıraktı.


Duruşma Öncesi

Duruşma öncesinde adliye önünde ya da salon dışında herhangi bir açıklama ya da destek gösterisi gerçekleşmedi.

Mahkeme Salonu Koşulları

Duruşmanın görüldüğü salon 30 izleyicinin oturabileceği kapasiteye sahipti. Takip ettiğim duruşmadaki izleyiciler açısından yer sorunu yoktu. Duruşma salonunda cep telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi elektronik cihazların kullanımıyla ilgili herhangi bir kısıtlama yoktu.

Duruşmaya Katılım

Duruşmayı, Yasin Kobulan’a desteğe ve haberini yapmaya gelen beş meslektaşı izledi.

Genel Gözlemler

Esas hakkındaki mütalaanın, ceza yargılamasındaki teamüllerin aksine dava görülmeye bile başlamadan hazırlanmış olması, yargılanan gazeteci ve avukatlarınca sürpriz olarak karşılandı. Mahkeme heyetinin bir sonraki duruşma tarihini belirlediği sırada ilginç bir diyalog yaşandı. Yargılanan gazeteci Yasin Kobulan’ın 2019 yılının Nisan ayında askere gideceğini belirtmesi üzerine Mahkeme Başkanı, “Ne olacak, duruşmaya gelmeyebilirsin” dedi. Ancak Mahkeme Başkanı yine de duruşma tarihi olarak, Kobulan’ın askere gideceği Nisan ayının öncesinde uygun olan 8 Mart’ı duruşma tarihi olarak belirledi. Kobulan’ın askere gidecek olmasına duruşma savcısı Mustafa Güner de ilgi gösterdi ve “Bedelli mi gideceksin?” diye soru yöneltti.

Yasin Kobulan - Social Media Trial (Indictment)

Yasin Kobulan - Social Media Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Yasin Kobulan - Social Media Trial 1. Standing (Minutes of the Hearing)

Yasin Kobulan - Social Media Trial 1. Standing (Opinion on the Merits of the Case)

Yasin Kobulan - Social Media Trial 2. Standing (Minutes of the Hearing)